2 4 lük nota örnekleri
Video özellikle John Frusciante'nin Scar Tissue'daki riff'i örnek alınarak hazırlanmış. Normal bir EADGBE akordunda şarkıyı çaldığınızda riff'deki şarkıdakiyle aynı sesi çıkarmıyor. Normalde gitarlar 12-TET sistemine göre akord ediliyor ancak Frusciante burada müzik teorisinin küçük bir bug'ını bulmuş.
0100 arası girilen puanı 0-5 arası nota çeviren C++ Örneği: [crayon-62cf92c823667862551117/]
24'lük veya 100'lük sistemden farklı ise, 100'lük sistemde hangi nota e değer olduğunun onaylı belgesi. 6- Disiplin cezası almadığını gösteren resmi belge, 7- Yerletiğini gösteren ÖSYM çıktısı. 9 Yatay Geçiú Bavurusunun Değerlendirilmesi ve İlanı 1-Birim Yönetim Kurulu Kararı 2-Birim web sitesinde yayımlama
Buöğrencinin tüm derslerden karnede görülecek notu 5 (beş) tir. (Yani 84,50'nin karşılığı not olarak 5'tir.) Bu öğrencinin dönem sonu ortalaması not
Usullerayrıca hacimleri itibariyle ikiye ayrılır: 1. Küçük usuller: İki zamanlıdan on beş zamanlıya kadar (on beş zamanlı dahil) olan usullerdir. Diğer bir nazariyeye göre ise on zamanlıya kadar usuller küçük, ondan daha büyük usuller ise büyük usullerdir. Ancak bu konu halen tartışmalıdır. 2.
Site De Rencontre Au Canada Gratuit. Örnek 1 Dört dörtlük ölçü işareti. Bir ölçüde dört adet dörtlük nota değerinde nota ya da sus olduğunu gösterir. Örnek 2 Dokuz sekizlik ölçü işareti. Bir ölçüde dokuz adet sekizlik nota değerinde nota ya da sus olduğunu 4 4 lük ne demek?2 4 4 lük ritim kalıbı nedir?3 3 4lük nota ne demek?4 5 8 lik ne demek?5 4 4 lük bir insan nasıl olur?6 4 lük nota nedir?7 8 8 lik ritim nedir?4 4 lük ne demek?içinde "dört tane dörtlük barındıran ölçüler" bulunduran parçanın zaman ölçüsü. çoğu zaman; mükemmel, kusursuz anlamlarındadır. porte başında ifadelendirilirken 4/4 olarak yazılmasının yanında ayrıca 'c' olarak da 4 lük ritim kalıbı nedir?4/4'lük bir ölçü düzeninde ilk “4” rakamı, vuruş sayısını belirtir. İkinci “4” rakamı ise vuruşların değerini belirtir. Yani bu zaman dilimine 4 tane 4'lük değerde vuruş sığdırılacak demektir. Bu 4 vuruştan en güçlü olanı 1. 4lük nota ne demek?içinde "üç tane dörtlük barındıran ölçüler" bulunduran parçanın zaman 8 lik ne demek?içinde "beş tane sekizlik barındıran ölçüler" bulunduran parçanın zaman ölçüsü. 2+3 ya da 3+2 şekillerinde karşımıza çıkabilir. melih kibar'ın hababam sınıfı, işte öyle bir şey ve çobanyıldızı bestelerinde kullandığı ölçü..4 4 lük bir insan nasıl olur?Sabırlıdırlar, ama hiç bir şeyi yok sayıp unutmaya çalışmazlar, diğerlerinin çıkarlarını, dertlerini en az kendilerininki kadar ciddiye alırlar, kendi yetersizlikleri, yeteneksizlikleri de dâhil her şeyin komik tarafını görebilirler, eğlenmeyi bilirler, zamanı geldiğinde kadere boyun eğebilirler, ama çıkış için …4 lük nota nedir?4 lük nota 1 vuruşluk notadır yani her bir vuruşa 1 vuruş gelecek şekilde çalınır. Birlik notanın içersinde 4 tane vardır. *notalar adlarını da 1 lik içersindeki adetlerine göre alır. . Hız olarak ikilik notanın iki katı daha 8 lik ritim nedir?Solda yazan 8 8 8 lik rakamı o vuruşun kaç defa olduğunu ifade eder bu ritim için 8 kere anlamındadır, 2 4 lük ritimde 2 rakamı da aynı şekilde 2 defa vuruş olduğunu anlatır ve sonra ritim vuruşu tamamlandığında döngüye girerek aynı şekilde devam eder.
TEMEL RİTİM ATÖLYESİ SUNUMU Banu Açıkdeniz, Elif Karaman Sahneleme ve vücut çalışmalarında sezgisel düzeyde faydalanılan ritim kavramlarını bilimsel bir yaklaşımla ele almak ve bu sayede çalışmaları daha geliştirici ve yaratıcı hale getirmek hedefiyle hazırlanan atölyeye temel ritim kavramlarının tanıtıldığı bir sunumla başlandı. Ritim Atölyesi’nin ilk gününde yapılan bu sunumda, Howard Goodall tarafından hazırlanan ve Ritim, Melodi, Armoni ve Bas olmak üzere dört bölümden oluşan How Music Works adlı belgeselin Ritim bölümü temel alındı. Sunum sırasında verilen fiziksel ve müzikal örneklerle bu kavramların temel düzeyde algılanması anlaşılması hedeflendi. 1. Vuruş Beat / Pulse Ritim, bir müzik içerisindeki notaların süresinin düzenlenmesidir. Müziğin en temel bileşeni ritimdir ve belirgin olarak duyulmasa da her müziğin bir ritmi vardır. Ritim, müziğin diğer bileşenlerinden bağımsızdır ve müziğin iskeletini oluşturur. Ritmin en temel unsuru ise vuruştur. Perküsyon aleti ile vuruşlara müzikal olarak örnek verildi. Müzikte zaman bir takım bölümlere ayrılır ve bu bölümler vuruşlar ile ifade edilir. Bir vuruş, bir zaman dilimini ifade eder. Bir şarkının ya da bir sahne parçasının süresi içinde bir takım cümleler yer alır. Örneğin; “X Sokakta yürür. Durur. Sola döner.” Bu eylem dizisi içindeki her bir fiziksel ifade, bir cümle olarak adlandırılabilir. Bir cümle içinde de pek çok vuruş yer alır. Müzikte bir cümlenin tekrar eden vuruşlardan oluşan en küçük birimi ölçü meter olarak adlandırılır. 4/4’lük bir ölçü düzeninde ilk “4” rakamı, vuruş sayısını belirtir. İkinci “4” rakamı ise vuruşların değerini belirtir. Yani bu zaman dilimine 4 tane 4’lük değerde vuruş sığdırılacak demektir. Bu 4 vuruştan en güçlü olanı 1. vuruştur. 3. vuruş da ilki kadar olmasa da güçlü bir vuruştur. 2. ve 4. vuruşlar ise güçsüz vuruşlardır. Her ölçü yapısı içinde bu şekilde güçlü ve güçsüz vuruşlar bir arada yer alır. I 1. vuruş I 2. vuruş I 3. vuruş I 4. vuruş I Batı müziğinde kullanılan en temel iki ölçü kalıbı duple meter ikili ölçü ve triple meter üçlü ölçü olarak adlandırılır. İkili ölçüde vuruşlar ikili ya da dörtlü halde gruplandırılır; 1-2/1-2 ya da 1-2-3-4/1-2-3-4 gibi. Üçlü ölçüde ise vuruşlar 1-2-3/1-2-3 şeklinde üçlü halde gruplandırılır. ÖR. 2 Bazı müziklerde ritmin vuruşları belirgin olarak hissedilmeyebilir, ancak duyulmasa da ritim her zaman vardır. Ritim vuruşlarının müzikte vurgulu bir şekilde verilmesi ya da müziğin vuruşlar duyulmayacak şekilde düzenlenmesi farklı atmosferler yaratmaya hizmet edebilir. Mendelssohn’un “Calm Sea and Prosperous Voyage” adlı eseri örnek gösterildi. Bu örnekte, vuruşların belirgin olarak duyulmayışı sakin bir atmosfer yaratıyor. Vuruşlar duyulmasa da müziğin 4/4’lük ritimde olduğunu algılamak mümkün. Daha sonra esere bateri ile eşlik edildi ve aksiyonun ne şekilde farklılaşabileceği örneklendi. 2. Tempo Tempo vuruşların hızını ifade eden kavramdır. Latince kökeni tempus olan kelimenin İtalyanca’daki anlamı “zaman” dır. 17. yüzyılda İtalyan besteciler tarafından, tempoyu ifade etmek için pek çok kelime türetilir. Andante yürüyüş hızında, Largo çok yavaş, Allegro hızlı ve neşeli, Presto çok hızlı, Adagio yavaş ve görkemli, Vivacissimo çok hızlı ve canlı, Moderato orta hızda ifadeleri en sık kullanılan tempo terimleri arasındadır. Bu kelimeler çalınacak müziğin hızını belirtmenin yanı sıra modunu ve aksiyonunu da ifade eder. Tempoyu metronom ile belirtmek evrensel olsa da yukarıda bahsedilen tempo terimleri hala kullanılmaktadır, çünkü müzisyenler tempoyu metronom ile vermektense farklı icracılar için esnek bir alan yaratmayı tercih ederler. Metronom 1814 yılında Dietrich Nikolaus Winkel tarafından icat edilir. Bu icat sayesinde, tempoyu metronom ile vermek ve böylece bir parçanın dakikada kaç vuruşla icra edileceğini belirlemek matematiksel olarak mümkün hale gelir. Metronomun icadından önce müziğin temposu yukarıda bahsedilen terimlerle ifade edilirken, metronomla birlikte bu kavram da bir sistematiğe oturtulur. Fizik biliminin geliştiği, gündelik hayatın ve sanatın bilimsel bir mantığa ve sistematiğe kavuştuğu Aydınlanma düşüncesinin müziği de etkilemesi yüzyılın ikinci yarısında hertz kavramı ortaya çıkacak ve ses dalgaları ölçülebilir hale gelecektir. Tempoya fiziksel ve müzikal bir örnek verildi. Perküsyoncu 6/8lik bir Kafkas ritmi çalarken, performer Kafkas danslarından Lezginka adımını icra etti. Ritmin ve adımların temposu 3 aşamada artırıldı. Daha sonra aynı örnek düz yürüyüş ile gösterildi. 3. Subdivision Alt Bölümleme Vuruşları, daha küçük alt bölümlerine ayırmaya subdivision alt bölümleme adı verilir. Performer, perküsyoncunun oluşturduğu vuruşlardan biri esnasında 2 adım atarak bir vuruşu iki alt bölüme ayırdı. Müzikte bölümlemeler yapılırken, bu bölümlemeleri göstermek için nota değerlerinden yararlanılır. Nota değeri bir notanın ne kadar süreyle çalınacağını belirten kavramdır. 4/4 lük bir zaman aralığına; 1 vuruş yerleştirildiğinde, bu vuruşa semibreve birlik, 2 vuruş yerleştirildiğinde minim 1/2, ikilik 4 vuruş yerleştirildiğinde crochet 1/4, dörtlük, 8 vuruş yerleştirildiğinde quaver 1/8, sekizlik, 16 vuruş yerleştirildiğinde semiquaver 1/16, on altılık adı verilir. Daha önce bahsedilen ikili ölçü ya da üçlü ölçüde yer alan ana vuruşlar daha küçük iki parçaya ayrıldığında simple meter basit ölçü oluşur. Bu ana vuruşların üç küçük parçaya ayrılması ile elde edilen ölçü ise compound meter birleşik ölçü adını alır. Batı müziğinde bu ölçüler düzenli bir arkaplan sağlar; ölçü birebir duyulmaz fakat ön planda olan ritim hissedilir. Birleşik İkili Ölçü Birleşik Üçlü Ölçü 1 2 1 2 3 1 2 3 1 2 3 1 2 3 1 2 3 1 2 3 Subdivision’a fiziksel bir örnek verildi. René Aubry’nin “Who Lights the Sun” adlı parçası eşliğinde üç performer grup halinde yürümeye başladı ve adımlarını gittikçe daha küçük alt bölümlerine ayırdı. Bu egzersiz devam ettirildiğinde ortaya çıkan aksiyon çizgisi şu şekilde özetlenebilir Başlangıçta daha ağır adımlarla yürüyen grup “hüzünlü/matemli” bir aksiyon oluşturur. Adımların subdivision ile aşama aşama sıklaşmasıyla bu yürüyüş “tedirgin halde kaçma”ya evrilir. George Frideric Handel’in “Zadok The Priest” adlı eseri dinletilerek subdivsion’ın yaratacağı etkiye örnek verildi. Eserde sürekli tekrarlanan en küçük bölümler 1/16 ve 1/8 bir gerilim yaratır ve en büyük bölümlerin 1/2 ve 1/4 ritminde icra edilen vokal ise görkemli bir atmosfer oluşturur. Performer “fareyi öldürmek için deliğinden çıkmasını beklemek” fiziksel aksiyonunu üç farklı şekilde icra etti. Bu üç icrada farklılaşan nokta oyuncunun iç ritmiydi. İlk icrada oyuncu iç ritmini daha durağan bir şekilde, daha seyrek bir subdivision ile şekillendirdi; ikinci ve üçüncü icralarda ise iç ritimdeki subdivsion aşama aşama arttı. Oyuncudan, iç ritmindeki subdivision’ının yükselmesi istendiğinde bekleme aksiyonunun gerilimi de gittikçe yükseldi. Oyunculuğun bir öğesi olan iç ritim sadece subdivision ile açıklanamaz çünkü oyunculukta icrayı etkileyen pek çok faktör vardır. Ayrıca burada subdivision kavramıyla şekillenen egzersiz tempo kavramı üzerinden de değerlendirilebilir. 4. Vurgu/Aksan Accent Ritim konusunun bir diğer kavramı ise vurgu’dur. Bir vuruşa dikkat çekmek istendiğinde o vuruş vurgulanır. Normalde, eğer özel bir ifade yaratma amacı yoksa, en güçlü yani en vurgulu vuruş 1. vuruştur. Ölçü elle sayılırken yer çekiminin etkisinden de faydalanılarak 1. vuruş hep aşağıya doğru gösterilir ve bu sebeple 1. vuruş downbeat adını alır. Vurguyu bir koşucu üzerinden basitçe açıklamak da mümkündür. Koşucu bir makine değil, insan olduğu için ve bacaklarından biri diğerine göre daha güçlü olabileceği için koşusunda bir adımı diğer adımına göre daha güçlü, daha vurgulu olabilir. Saatin saniyeleri ifade eden tik-takları ise tamamen mekanik bir şekilde, bütün vuruşlar eşit vurguya sahip olacak şekilde akar. Fakat insanlar vuruşları mekanik olarak algılama eğiliminde değildir, daha ziyade bazı aksanlar yaratarak algılamaya meğillidirler. Bu noktada vurgu/aksan devreye girer. Vurgu kavramı o kadar içselleştirilmiştir ki beyin, eşit vuruşlardan oluşan monoton bir ses duyduğunda bir süre sonra vuruşlardan bazılarını daha vurgulu duymaya başlar. Buna virtual accent sanal aksan adı verilir. Eşit vurgulara sahip saat tik-taklarını belli bir ölçüye oturtma, saatin vuruşlarından bazılarını daha vurgulu duyma eğiliminin sebebi budur. Bir ritim içinde vurguyu sürekli sabit bir vuruşa vermek şart değildir; vurgunun yeri ve şekli değişebilir. Farklı şekillerde vurgu oluşturulabilir; tuşeyi artırma, es verme, nota değiştirme, çeşitli efektler kullanma gibi… Tuşe artırarak, es vererek, efekt kullanarak ve nota değiştirerek vurgu oluşturmaya bateri ve klavye ile örnek verildi. Vokal ile vurgu oluşturmaya bir örnek verildi. William Shakespeare’in Bahar Noktası oyunundan İskender karakterinin aşağıdaki repliği farklı vurgularla okundu “Görmüyor musun Dimitri, kızı değil babası seviyor seni! Madem öyle, ben Hermiya’yı alayım, sen de babasına varsana!” Replik herhangi bir vurgu yapılmadan düz bir şekilde okunduğunda repliğin bir ritmik paterni olduğu ortaya çıkar. Tüm oyun bu şekilde vurgu yapılmadan oynandığında dinlenemez hale gelen bir rutin oluşabilir. Bunun önüne geçmek için yapılan vurgular, oyuncunun ve grubun dramaturjisine göre değişir. Bu örnekte, İskender karakterinin isyankar, otoriteyi sorgulayan ve iğneleyici bir tavırla yorumlanması tercih edildiğinde, replik içindeki “baba” kelimesi vurgulanabilir. Vokal vurgularına aynı oyundan başka bir örnek daha verildi “Değil mi ki bu kız bugüne bugün benim malım mülküm, ya benim sözümü dinler girer bu delikanlının koynuna, ya da seçer ölümü, girer onun koynuna ölüm.” Oyunda Hermiya’nın babası Egeus’a ait olan bu replik mülkiyetçi bir tavırla yorumlanmak istendiğinde, “benim” kelimesinin vurgulanması yerinde olacaktır. Bu vurgulara ek olarak “ölüm” kelimesinin vurgulanması karakterin daha tehditkar bir yoruma kavuşmasına olanacak tanıyacaktır. Es vererek vurgu oluşturmaya yürüyüş ile örnek verildi. 4 adımda ilerlerken 3. vuruşta adımı atmak yerine es verildi. Bu es, dışarıdan gelen bir etkiye örneğin bir sese verilen bir tepki olarak yorumlanabilir. İki performer tuşe artırarak vurgu oluşturmaya örnek verdi. Bir performer önde yürürken, arkasından yürüyen diğer performer 8. adımının tuşesini artırdı. Bu akış sürdürüldüğünde, vurgulu adım önde yürüyen kişinin kaçma ihtimaline karşı bir uyarı oluşturmaya başladı. 5. Senkop Syncopation Senkop, temel olarak güçlü vuruşun olması gereken yerden kaydırılmasdır. Senkop kullanımı ile ritmin düzenli akışı içinde bir kesinti ya da rahatsızlık hissi oluşur. Ritmin düzenli akışının bu şekilde “bozulması” müziği mekanik duyuştan uzaklaştırır ve ona organik bir karakter kazandırır. 4/4’lük bir ölçü içinde vurgu, “güçlü vuruş” olarak adlandırılan 1. ve 3. vuruşlara verildiğinde duyuşta herhangi bir düzensizlik oluşmaz. Vurgu 2. ve 4. vuruşlara güçsüz vuruşlara verildiğinde ise müzik duyuşunda bir düzensizlik oluşmaya başlar. Benzer bir etki vurgunun, vuruşların arasına yerleştirilmesiyle de gerçekleşir. Afro-Amerikan kökenli popüler müziklerin Ragtime, Caz, Rap vs. ayırdedici özelliklerinden biri yaygın senkop kullanımıdır. Senkopun müzikteki kullanımını anlamak için incelenebilecek en belirgin müzikal örneklerden biri Caz’dır. Senkop, Caz’ın en temel unsurlarından biridir. Caz’da, başlangıçta sınırlı olan senkop kullanımı, zamanla parçanın diğer unsurlarına da yayılarak gittikçe serbestleşen, eğlenceli ve sarsak hale gelen bir duyuş ortaya çıkarmıştır. 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan Amerikan askeri bando müziklerinin piyanoya uyarlanmasıyla Caz’ın ilk aşaması olarak bilinen Ragtime oluşur. Piyanoda, sol el baseline’ı çalarken, sağ el serbest bir şekilde beklenenden daha yavaş hareket eder; böylece sağ elin vurguları sol elin ana vuruşlarının hemen arkasından gelir. Güçlü vuruşla, hemen ardından gelen bu vurgu arasında oluşan salınıma ise swing adı verilir. Scott Joplin’in “Maple Leaf Rag” adlı eseri swing kullanımının incelenebileceği bir örnektir. Senkop için fiziksel bir örnek gösterildi. Performer, 4/4’lük bir ölçü içinde 1. ve 3. vuruşlara adımı denk gelecek şekilde yürüdü. Ardından, yine güçlü vuruşlara denk gelecek şekilde alkışlar ekledi. Daha sonra adımlar aynı şekilde devam ederken, alkışları 2. ve 4. vuruşlara denk getirdi. İkinci yorum ilkine göre daha rahat ve coşkulu bir bedensel kullanım doğurdu. Oluşan etkinin anlaşılması için egzersiz bir r&b şarkısı olan “Hit the Road Jack” eşliğinde sürdürüldü ve atölye katılımcıları da senkoplu alkışlarlara eşlik ettiler. Bir ölçü aralığı içinde, vurgunun -güçlü vuruş dışında- geldiği yere göre farklı senkop kullanımları ortaya çıkar. Dört temel senkop türü bulunur a. Even Note Syncopation Çift Nota Senkopu Vurgunun 2. ve 4. vuruşlara zayıf vuruşlara gelmesiyle oluşur. b. Off Beat Syncopation Vuruş Dışı Senkop Vurgunun, vuruş aralarına denk gelmesiyle oluşan senkop türüdür. c. Anticipated Bass Önden Gelen Bas Vurgu, güçlü vuruşun hemen öncesine denk geldiğinde oluşur. d. Suspension Askıda Bırakma Vurgu ölçünün son notasındadır. Bu senkoplu son vuruş, bir sonraki ölçünün ilk vuruşuna bağlandığında suspension senkop oluşur. Senkopun farklı bir kullanımına örnek olarak Küba Son Müziği gösterilebilir. 1900’lerin başında Amerika’da Caz oluşurken, Son Karayipler’in Küba adasında ortaya çıkar. Son müziğinde, Caz’ın tersine baseline ve melodi güçlü vuruşlardan önce gelir. Bu efekt, müziğin temposunda bir artış olduğunu hissetirir; insanları hareket etmeye sevkeder, kıpır kıpır bir aksiyon yaratır. Son müziğinde, ana vuruşun hemen öncesinde gelen vurgunun yarattığı salınıma Latin push adı verilir. Vurgunun önden gelmesiyle, senkop türlerinden anticipated bass oluşur. Latin push, Caz müziğindeki swing teriminin simetrik karşılığıdır. Latin push etkisinin hissedilebileceği bir örnek olarak Ignacio Pineiro’nun “En Guantanamo” şarkısı dinlendi Swing ve Latin push etkilerinin görülebileceği fiziksel bir senkop örneği gösterildi. Üç performer aynı anda “bir örtüyü silkelemek, katlamak, bırakmak” fiziksel eylem dizisini icra etti. En öndeki mizansene yerleşen birinci performer ritim akışı içinde herhangi bir çeşitleme yapmadı. Orta mizansende bulunan ikinci performer, Latin push etkisi yaratacak şekilde vurgularını birinci performerın vurgularının öncesine kaydırdığında “aceleci” bir yönelim kazandı. En arkadaki performer ise vurgularını birinci performerın vurgularının sonrasına denk getirdi ve swing etkisi oluşturdu, böylece “tembel/sarsak” bir yönelim oluşturuldu. Senkopu sadece regular ryhthmlerde değil non-regular yani aksak ritimlerde de görmek mümkündür. Örneğin; 9/8’lik bir ritim 1-2/1-2/1-2/1-2-3 şeklinde sayıldığında, vurgu normalde olması gereken 1. vuruşlardan diğer vuruşlara kaydığında senkop oluşur. Bazı müzik formlarının ritim düzenleri senkoplu bir yapıdadır. Örneğin; 12/8’lik ölçüde ilerleyen Flamenko ritmi 1-2-3/1-2-3/1-2/ 1-2/1-2 şeklinde sayılır ve vurgular güçlü vuruşlarda değil zayıf vuruşlardadır, dolayısıyla bu ritm kalıbının orijinalinde senkop kullanımı mevcuttur. 9/8’lik aksak ritim ve 12/8’lik Flamenko ritmi alkışlarla vurgular yerleştirilerek katılımcılarla çalışıldı. İki performer arka arkaya yürüdüler. Önden yürüyen performer adımlarını güçlü vuruşlara denk getirirken, arkadan gelen performer adımlarını bu güçlü vuruşlardan hemen sonraya denk getirdi. Bu yürüyüş teknik olarak icra edilip devam ettirildiğinde “ardından sürüklenme/hayranlık” gibi aksiyonlar oluştu. Bunun tam tersine, arkadan yürüyen performer, önden giden performerın adımlarının hemen öncesinde adım attığında ise “söz kesmeye yeltenme/öndeki kişiyi rahatsız etme” gibi aksiyonlar ortaya çıktı. Burada dikkat edilmesi gereken nokta öncelikle teknik icranın üstesinden gelmektir. Teknik icra başarılmadan aksiyon oluşturulmaya çalışıldığında organik icraların oluşması zorlaşır. ÖR 16 Vurgu bölümündeki örnekte bkz. 8. vuruşun vurgulu olmasının sebebi, önde yürüyen performerın 8. adımdan hemen önce gelen senkop kullanımıdır. Önde yürüyen performerın 8. adımdan hemen önce geriye bakmaya yeltenmesi bir senkop etkisi yaratır. ÖR. 17 İki performer, yan yana aynı ritim içinde yürüdüler. Performerlardan biri koluyla buyurgan bir jest yaptı. Diğer performer ise bu jeste altını boşaltan/dalga geçen bir jestle karşılık verdi. Altını boşaltma/dalga geçme jesti, buyurgan jestin hemen ardından geldiğinde senkop oluştu. ÖR. 18 İki performer yan yana, 4/4’lük bir ölçü içinde sağa ve sola dörder adım atmaya başladılar. Birinci performer düzenli bir şekilde bu adımları devam ettirirken, ikinci performer üçüncü adımını erkenden atmaya başladı. Bu erken adım tekrar ettikçe “düzeni bozan senkoplu” bir jeste dönüştü. Birinci performerın uyarısı üzerine ikinci performer düzenli adımlarına geri döndü. İkinci performer düzeni bozdukça, geciken adımın hemen ardından vokalle yapılan bu uyarı da ikinci bir senkop oluşturdu. ÖR. 19 Dönüş çalışmalarında bedenin parçalarının hareket ritmi senkop kullanımına örnek teşkil eder. Bir işaret üzerine, işaretin geldiği yöne dönen kafa hareketi senkopu başlatır. Kafa hareketinin ardından vücudun diğer bölümlerinin ardarda dönüşü yine senkopludur. ÖR. 20 Aşağıdaki pasaj Vasili Toporkov’un Stanislavski in Rehersal Stanislavski Provada adlı kitabından alınmıştır. Pasajda, “Ölü Canlar” oyun uyarlaması sırasında valinin evinde geçen balo sahnesi üzerine yapılan çalışmadan bazı notlar bulunmaktadır. Sahneleme ve oyunculukta senkop ve poliritim örnekleri yer almaktadır “Bu perdenin başını çalışma biçimimiz her zamankinden farklıydı. Stanislavski konukların davranışlarının genel ritmi ile başladı. Bir orkestra şefi gibiydi. Masada oturan oyunculardan davranışlarını birbirinden oldukça farklı ritimlere göre çeşitlemelerini istedi. Birkaç ritim kalıbı belirlendi, nötr yani statik olandan oldukça aktif olana doğru gidiyordu. Masada oturup sessizce sohbet eden yirmi insan vardı. Yarısı konuşuyor yarısı dinliyordu. Sesleri düşük ve yumuşaktı. Bu 1 numaralı ritimdi. 2 numaralı ritim neredeyse aynıydı fakat sesler biraz daha yüksekti. 3 numaralı ritimde sesler daha yüksek ve tempo daha hızlıydı, aynı zamanda dinlemesi gerekenler konuşanların sözünü kesmeye yelteniyordu. 4 numaralı ritimde sesler daha da yüksek, tempo ise hem daha sık hem de daha düzensizdi, dinleyenler dinlemeyi bırakmış sadece konuşanların sözünü kesmeye çalışıyordu. 5 numaralı ritimde herkes çok yüksek sesle konuşuyor, kimse dinlemiyordu. Konuşmalar sıçrayan, senkoplu bir ritme sahipti. 6 numaralı ritim son derece yüksek seslerden, aşırı senkoptan oluşuyordu, kimsenin dinlemediği ve herkesin sadece duyulmak istediği bir ritimdi. Her şey bir oyun provasından çok bir müzik alıştırması gibiydi. […] Tamamen mekanik alıştırmalar gibi görünen bir şeyin bu derece yaşayan, organik, incelikli, renkli ve manalı insani davranışların dizisi ile sonuçlanması karşısında hayrete düşmüştüm. Fakat böyle sonuçların kolayca elde edildiğini ya da tek yapmanız gerekenin bir dizi farklı ritim belirleyip hareket etmek olduğunu düşünürseniz yanılırsınız. Sonraları, sahnedeki ifade yüklü gerilim anlarının tamamen dışsal ritim ile elde edildiğine tanık oldum. Fakat sadece dışsal kalarak asla kalıcı bir etki yaratamazdı. Bir oyuncuyu içsel olarak doğrulanmış bir ritme yöneltmek, sahici gerilimi ve yaşayan, organik dinamizmi yaratmak sahne yönetiminin en zor yönlerinden biridir ve bu boşluk genellikle sahne buluşları ile kapatılır.” Stanislavski burada sahnede ritmin nasıl düzenlenebileceğini örnekler. Ancak bir uyarıda bulunur Ritmin dışsal olarak verilmesi yeterli değildir; ritim performer tarafından “içsel olarak doğrulanmadıkça” organik bir icra elde edilemez, basmakalıp sonuçlara ulaşılır. Ritmin “içsel olarak doğrulanabilmesi” için verili durumların devreye girmesi ve böylece oyuncuyu aksiyona yöneltecek itkinin oluşturulması gerekir. ÖR. 21 Vokalde senkop kullanımına bir örnek verildi. Birinci performer, diğerine o gün başından geçenleri anlatmaya başladı. İkinci performer düzenli bir ritim ile dinlerken, birincinin anlattıkları üzerine sinirlendi ve onun sözünü kemeye başladı. Şaşkınlıktan öfkeye varan bir aksiyon çizgisi içinde ikinci performerın vokali gittikçe senkoplu bir hal aldı. Diyalog ilerledikçe artık ikinci performer karşısındakini konuşturmayacak şekilde akıcı bir ritimde ilerlemekte; birinci performer ise araya girip derdini anlatmaya çalışmaktaydı. Bu kez birinci performerın girişleri, ikinci performerın ritim akışı üzerinde senkop etkisi yarattı. 6. Poliritim/ Çoğul ritim Polyrythm Bir müzik akışı içinde farklı şekillerde çeşitlemeler yapmak mümkündür. Müzikte ileri düzeyde ve karmaşık ritmik çeşitlemeler yapmak için kullanılan yöntemlerden biri poliritimdirdir. Poliritim, farklı ritim kalıplarının üst üste getirilmesi ile oluşur. Poliritmin oluşabilmesi için kullanılacak ritim kalıplarının multiple ritimler birbirine bölünebilen değil, cross ritimler birbirine bölünemeyen, asal ritimler olması gerekir. I 1 I 2 I 3 I 4 I Yukarıda 2/4’lük bir ritim kalıbı ile 4/4’lük bir ritim kalıbı üst üste yerleştirilmiştir. 1., 2., 3. ve 4. vuruşlar ölçü aralığını 4 eşit parçaya bölerken, 1. ve 3. vuruşlar da ölçü aralığını iki eşit parçaya böler. 1. ve 3. vuruşlarda iki ölçü kalıbının vuruşları tam olarak üst üste geldiği için zengin bir duyuş oluşmaz. Dolayısıyla birbirinin katları olan 2 ve 4 sayılarının poliritim oluşturduğu söylenemez. 3/4’lük ve 2/4’lük iki kalıp üst üste getirildiğinde ise 2 ve 3 birbirine “cross” olduğu için daha karmaşık ve zengin bir duyuş ortaya çıkacaktır. ÖR. 22 2/4’lük ve 3/4’lük iki kalıbı bir araya getirerek basit bir poliritim örneği gösterildi. Öncelikle ölçü aralığının birbirine cross olan 2 ve 3 sayılarının en küçük ortak katına bölünmesi gerekir. Ölçü aralığı 6 eşit parçaya bölündükten sonra, aralığın tamamını hem 3’e, hem de 2’ye bölecek şekilde vuruşlar yerleştirilir. I 1 I 2 I 3 I 4 I 5 I 6 I 1. ve 4. vuruşlar ölçü aralığını 2’ye bölerken; 1., 3. ve 5. vuruşlar ölçü aralığını 3’e böler. 1. ve 4. vuruşlar ellerle; 1., 3. ve 5. vuruşlar da adımlar ile icra edilerek basit bir poliritim örneği oluşturuldu ve katılımcılarla birlikte çalışıldı. ÖR. 23 Poliritme fiziksel bir örnek verildi. Birinci performer, 3/4’lük bir ritim ile olduğu yerde devinirken; diğer performer, birinci performera cross olacak şekilde 2/4’lük bir ritim ile onun etrafında yürüdü. Bu akış devam ettirildiğinde birinci performerın aksiyonu “kaçmaya çalışan”, ikincinin aksiyonu ise “kendinden emin bir şekilde onu izleyen” bir aksiyona evrildi. Bu örnekte olduğu gibi, poliritim sadece müzikal bir çeşitlemeye işaret etmez, sahne düzenlemesinde de başvurulabilecek bir yöntemdir. Örneğin birden fazla odağın bulunduğu bir sahnenin, poliritim mantığı ile düzenlenmesi sahnedeki aksiyonların, odaklar arasındaki ilişkilerin daha belirgin hale gelmesine ve sahnelemenin estetik olarak zenginleşmesine olanak sağlar. *** Bu sunumda vuruş, tempo, subdivision, vurgu, senkop ve poliritim olmak üzere beş temel ritim kavramının aksiyonla ilişkisi üzerinde duruldu. Sahneleme anlamında daha gelişkin örnekler yaratılmak istendiğinde, pek çok farklı müzikal unsurla sahne üstü arasında ilişkiler kurulabilir. Dans, müzik ve drama disiplinlerinin sahip olduğu kesişim alanlarının hatırlanması ve araştırılması, çoğunlukla sezgisel düzeyde faydalanılan bu kavramların bilimsel ve sistematik bir çerçevede ele alınmasına, yaratıcı faaliyetlerin metodolojik bir yaklaşım içinde sürdürülmesine yardımcı olacaktır. Bu eğitim-araştırma çalışmalarının derinleştirilerek müziğin diğer unusurlarını da içine alacak şekilde geliştirilmesi mümkündür.
müzikte temel bilgiler AÇKI ANAHTAR Notaları adlandırmaya yarayan belirteçe "AÇKI" denir. ADAGIO İtalyanca Hız terimi olarak parçanın "çok yavaşa yakın" okunacağını göstermek için kullanılır. METRONOM'a göre, dakikada 60'dan 76'a kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ADAGIO" sözcüğü ile karşılanır. d=60-76 AKSATIM Nota birimlerinin süreleri ile seslerin süreleri arasındaki birliğin, dengeyi bozacak biçimde aksatılmasına "AKSATIM" denir. Aksatım'lı ses vurgulu okunur. ALLEGRO İtalyanca "Neşeli" anl***** gelir. Hız terimi olarak parçanın "hızlı" okunacağını göstermek için kullanılır. METRONOM'a göre, dakikada 120'den 168'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ALLEGRO" sözcüğü ile karşılanır. d=120-168 ALTI SEKİZLİK ÖLÇÜ Nota Birimi, NOKTALI DÖRTLÜK'tür; ÜÇ BÖLÜT'e ayrılır. Bir Ölçü içinde, 6 tane Sekizlik oranında nota bulunur. 6, 8 sayıları ile gösterilir. Altı Sekizlik Ölçü, İKİ BİRİMLİ, ÜÇERLİ bir ölçü'dür. ALTI SEKİZLİK ÖLÇÜ VURUŞLARI Altı Sekizlik Ölçü, İKİ VURUŞLU'dur. Her vuruş, ÜÇ BÖLÜT'e ayrılır. EL şöyle vurulur Her Bölüt'te bir tane Sekizlik Nota okunur; Üç Bölüt'te üç tane Sekizlik Nota ya da bir tane Noktalı Dörtlük nota okunur. ANDANTE İtalyanca Ağırca, ağıra yakın, yürük anlamlarını taşır. ANDANTE parçalar, Moderato'ya göre daha ağırca okunur. METRONOM'a göre, dakikada 76'dan 108'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "ANDANTE" sözcüğü ile karşılanır. d=76-108 ARALIK İki ses arasındaki incelik-kalınlık ayrımına "ARALIK" denir. Aralıklar iki türlüdür Aralık, Aralık. Aralıklar, sayıma göre adlandırılırlar. Aralığı oluşturan, ilk ve son sesler dahil bütün sesler sayılır. Kaç sayı bulunursa, Aralık, o sayıya göre adlandırılır. ÖRNEK Do-Re Do,Re İKİLİ ARALIĞI'dır. Do-Mi Do,Mi ÜÇLÜ ARALIĞI'dır. Do-Fa Do,Fa DÖRTLÜ ARALIĞI'dır. DO-Sol Do,Sol BEŞLİ ARALIĞI'dır. Aralıklar, perdelere göre ölçülür ve nitelendirilirler. İki ses arasında bulunan PERDELER ÖLÇÜLÜR, bu ölçüme göre, aralıklar, aşağıdaki sözcüklerle nitelendirilirler Büyük Eksik Tam Küçük Artık Tüm ARTIK DÖRTLÜ Arasında ÜÇ PERDE 3 Tam bulunan DÖRTLÜ ARALIĞI'na "ARTIK DÖRTLÜ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Fa-Si seslerinin aralığı ARTIK DÖRTLÜ'dür. BEKAR işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın "kendisinin" okunmasını gerektirir. BEMOL b işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın Yarım Perde Kalınlaştırılarak okunmasını gerektirir. BÜYÜK İKİLİ Arasında TAM PERDE bulunan İKİLİ ARALIĞINA, "BÜYÜK İKİLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde, Do-Re, Re-Mi, Fa-Sol, Sol-La ve La-Si seslerinin aralıkları TAM PERDE'dir. Bu aralıklara "BÜYÜK İKİLİ ARALIKLARI" denir. BÜYÜK ÜÇLÜ Arasında İKİ PERDE Tam, Tam bulunan ÜÇLÜ ARALIĞI'na, "BÜYÜK ÖLÇÜ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Mi, Fa-La ve Sol-Si seslerinin aralıkları BÜYÜK ÜÇLÜ'dür. BÜYÜK ALTILI Arasında DÖRT BUÇUK PERDE 4 Tam, 1 Yarım bulunan ALTILI ARALIĞI'na "BÜYÜK ALTILI" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-La, Re-Si, Fa-Re ve Sol-Mi seslerinin aralıkları BÜYÜK ALTILI'dır. BÜYÜK YEDİLİ Arasında BEŞ BUÇUK PERDE 5 Tam, 1 Yarım bulunan YEDİLİ ARALIĞI'na "BÜYÜK YEDİLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Si ve Fa-Mi seslerinin aralıkları BÜYÜK YEDİLİ'dir. CRESCENDO İtalyanca Bir müzik tümcesini okurken sesi yavaş yavaş arttırmayı ve sertleştirmeyi gerektirir. ÇIKICI ARALIK Birinci ses kalın, ikinci ses ince ise o aralığa "ÇIKICI ARALIK" denir. ÇİZEK Dizeğin altına ve üstüne konulan küçük çizgilere "ÇİZEK" denir. Kalın Do sesi ÇİZEK'e konur; Kalın Si sesi ÇİZEK'in altına konur. ÇOKSESLİLİK Aynı süre içinde birden çok ses bulunmasına "ÇOKSESLİLİK" denir. Kanonlar Çoksesli'dir. Batı Sanat Müziği ve Çağdaş Türk Sanat Musikisi, ÇOKSESLİ müziklerdir. İtalyanca DA CAPO'nun kısaltılmışıdır. "BAŞTAN" anl***** gelir. Parçanın sonunda " yazılı yerden, parçanın en başına dönülür; "son" ya da "Fine" yazılı yerde parça bitirilir. DEYİM BAĞI Seslerin birbirine bağlanmış gibi söylenmesi gerektiğini gösteren eğri çizgiye "DEYİM BAĞI" denir. Solfej okunurken, deyim bağı içindeki notaların arasında soluk alınmaz. DİMİNUENDO DECRESCENDO İtalyanca Bir müzik tümcesini okurken sesi yavaş yavaş azaltmayı ve yumuşatmayı gerektirir. DİYEZ işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notanın Yarım Perde İnceltilerek okunmasını gerektirir. DİZEK PORTE Düz, yatay ve eşit aralıklı BEŞ ÇİZGİ'ye "DİZEK" denir. DİZİ Birbirine komşu olan SEKİZ SES'in, hiçbiri atlanmadan, ard arda sıralanmasına "DİZİ" denir. Kalın sesten başlayıp ince seslere doğru çıkan diziye "ÇIKICI DİZİ", ince sesten başlayıp, kalın seslere doğru inen diziye "İNİCİ DİZİ" denir. DİZİ, hangi sesten başlıyorsa, o sesin adını alır. "Çıkıcı Do Dizisi" gibi... DO ANAHTARI Dizeğin 1.,2.,3., ve 4. çizgilerine konulur. DÖNEÇ Dönüş işareti. İki kez okunması istenilen notaların başlama yerine "İleri Döneç", bitme yerine "Geri Döneç" konulur. Döneçlerin arasında kalan notalar İKİ KEZ okunur. Parça yeni başlamış ise yalnız "Geri Döneç" de kullanılabilir. DÖRT DÖRTLÜK ÖLÇÜ Nota Birimi DÖRTLÜK'tür; İKİ BÖLÜT'e ayrılır. Bir Ölçü'de, DÖRT TANE DÖRTLÜK oranında nota bulunur. 4 4 sayıları ile gösterilir. Dört Dörtlük Ölçü, DÖRT BİRİMLİ, İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür. EKSİK BEŞLİ Arasında ÜÇ PERDE 3 Tam bulunan BEŞLİ ARALIĞI'na "EKSİK BEŞLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Si-Fa seslerinin aralığı EKSİK BEŞLİ'dir. f İtalyanca "FORTE" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "KUVVETLİ" anl***** gelir. f belirteçi olan yerde, parça GÜR SESLE okunur. FA ANAHTARI Dizeğin 4. çizgisine konulur, bu çizginin adı FA ÇİZGİSİ olur. Fa Çizgisi'ne konulan nota "FA" adını alır. Diğer notalar da buna göre adlarını alırlar. "FA ANAHTARI" kalın sesleri göstermek için kullanılır. FA ANAHTARI 3. çizgiye de konulabilir. Fine İtalyanca "SON" anl***** gelir. Parçanın nerde bitirileceğini göstermek için kullanılır GÜRLÜK Bir sesin, GÜR ya da KISIK olması durumuna, o sesin "GÜRLĞÜ" denir. Seslerin gürlük aşamalarını anlatmak için kullanılan sözcüklere "GÜRLÜK TERİMLERİ" denir.Piyano, Forte, MEzzo-Forte gibi... Gürlük Terimleri'nin kısaltılmış biçimlerine, "GÜRLÜK BELİRTEÇLERİ" denir. p, f, mf gibi... İKİ DÖRTLÜK ÖLÇÜ Nota Birimi DÖRTLÜK'tür; İKİ BÖLÜT'e ayrılır. Bir ölçüde, İKİ TANE DÖRTLÜK oranında nota bulunur. 2 4 sayıları ile gösterilir. İki Dörtlük Ölçü, İKİ BİRİMLİ, İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür. İKİ NOKTALI DÖRTLÜK Sağına iki tane Uzatma Noktası konulan Dörtlük Notaya, "İKİ NOKTALI DÖRTLÜK" denir. İKİLİK SUSKU İkilik susku belirteci, bir tane İkilik Nota'ya eşit orandadır. Dizek'te üçüncü çizginin üzerine konulur. İki tane Dörtlük Susku kadar susulacağını gösterir. İKİŞERLİ BİRİM İKİ BÖLÜT'e ayrılan Nota Birimi'ne, "İKİŞERLİ BİRİM" denir. Dörtlük Nota Birimi, İkişerli Birim'dir. İKİŞERLİ ÖLÇÜ İkişerli Birim'lerden oluşan ölçüye, İKİŞERLİ ÖLÇÜ denir. İKİ DÖRTLÜK ÖLÇÜ, Nota Birimi İKİ BÖLÜT'e ayrıldığı için İKİŞERLİ bir ÖLÇÜ'dür. İNİCİ ARALIK Birinci ses ince, ikinci ses kalın ise o aralığa "İNİCİ ARALIK" denir. KANON Eski Yunanca Müzikte, bir çeşit ÇOKSESLİLİK KURALI ile yapılmış parçalara "KANON" denilir. İki sesli bir kanon, en az iki kişi tarafında, ard arda başlanarak okunur. Önce başlayan, 2 numaralı yere gelince, ikinci kişi 1 numaralı yerden başlar. Böylece, iki kişi, aynı parçayı, ard arda başlayarak aynı zamanda okumuş olur. Buna, "KANON YAPMAK" denir. Her parça KANON olmaz. KISALTMA NOKTASI Bir notanın altına ya da üstüne NOKTA konulursa, o nota kısa okunur. KÜÇÜK ALTILI Arasında DÖRT PERDE 3 Tam, 2 Yarım bulunan ALTILI ARALIĞI'na "KÜÇÜK ALTILI" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Si-Sol, Mi-Do ve La-Fa seslerinin aralıkları KÜÇÜK ALTILI'dır. KÜÇÜK İKİLİ Arasında YARIM PERDE bulunan İKİLİ ARALIĞI'na, "KÜÇÜK İKİLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Mi-Fa ve Si-Do seslerinin aralıkları YARIM PERDE'dir. Bu aralıklara, KÜÇÜK İKİLİ ARALIKLARI" denir. KÜÇÜK ÜÇLÜ Arasında BİR BUÇUK PERDE bir Tam, bir Yarım bulunan ÜÇLÜ ARALIĞI'na, "KÜÇÜK ÜÇLÜ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Re-Fa, Mi-Sol, La-Do ve Si-Re seslerinin aralıkları KÜÇÜK ÜÇLÜ'dür. KÜÇÜK YEDİLİ Arasında BEŞ PERDE 4 Tam, 2 Yarım bulunan YEDİLİ ARALIĞI'na "KÜÇÜK YEDİLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Re-Do, Mi-Re, Sol-Fa, La-Sol ve Si-La seslerinin aralıkları KÜÇÜK YEDİLİ'dir. LARGO İtalyanca "GENİŞ" anl***** gelir. Hız terimi olarak "ÇOK AĞIR" anlamında kullanılır. LARGO parçalarda vuruşlar, ANDANTE'ye göre, çok daha ağır okunur. METRONOM'a göre, dakikada 40'dan 60'a kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "LARGO" sözcüğü ile karşılanır. d=40-60 LEGATO İtalyanca "BAĞLI" anl***** gelir. Pürüzsüz, kesintisiz ve akıcı okumayı gerektirir. MAJOR DİZİ BÜYÜKLÜ DİZİ Çıkıcı olarak seslerin arasında, iki TAM, bir YARIM, üç TAM, bir YARIM PERDE bulunan dizilerdir. MAJOR DO DİZİSİ'nde, 3. ile 4. sesler arası ve 7. ile 8. sesler arası YARIM, öteki seslerin araları TAM PERDE'dir. mf İtalyanca "MEZZO-FORTE" sözcüklerinin kısaltılmışıdır. "ORTA KUVVETTE" anl***** gelir. mf belirteçi olan yerde, parça ORTA GÜRLÜKTE bir SESLE okunur. MODERATO İtalyanca "Orta Hızda" demektir. Parçanın orta hızda okunacağını belirtir. METRONOM'a göre, dakikada 108'den 120'e kadar olan birim vuruşları, hız terimi olarak "MODERATO" sözcüğü ile karşılanır. d=108-120 mp İtalyanca "MEZZO-PİANO" sözcüklerinin kısaltılmışıdır. "ORTA HAFİFLİKTE" anl***** gelir. mp belirteçi olan yerde, parça ORTA HAFİFLİKTE bir sesle okunur. NOKTALI DÖRTLÜK Sağına Uzatma Noktası konulan Dörtlük Nota'ya, "NOKTALI DÖRTLÜK" denir. Sağına Uzatma Noktası konulan Dörtlük Nota, Sekizlik Nota eklenmiş kadar uzatılır. Dörtlük Nota BİR VURUŞ'ta okunuyorsa, Noktalı Dörtlük, BİR BUÇUK VURUŞ'ta okunur. NOKTALI İKİLİK Sağına uzatma noktası konulan İkilik Nota'ya, "NOKTALI İKİLİK" denir. Sağına nokta koyulan İkilik Nota, Dörtlük Nota eklenmiş kadar uzatılır. NOKTALI SEKİZLİK Sağına Uzatma Noktası konulan Sekizlik Notaya, "NOKTALI SEKİZLİK" denir. Onaltılık Nota eklenmiş kadar uzatılır. NOTA Sesleri yazmaya yarayan belirteçlere "NOTA" denir. Notalar, dizekte kondukları yere göre, seslerin adını ve dikliğini; biçimlerine göre de, seslerin süresini göstermeye yaralar. NOTA BİRİMİ Çeşitli nota biçimlerinin HANGİ NOTA BİRİMİNE GÖRE ölçüleceğini göstermek için saptana BİR NOTA BİÇİMİNE, "NOTA" BİRİMİ" denir. İki Dörtlük bir ölçüde, Ota Birimi, DÖRTLÜK'tür. Öteki nota biçimleri, DÖRTLÜK NOTA BİRİMİ'ne göre ölçülür. Dörtlük Nota Birimi BİR VURUŞ olursa, onun iki katı oranında olan İkilik Nota, İKİ VURUŞ olur; yarısı oranında olan Sekizlik Nota, YARIM VURUŞ olur. OKTAV Bir notanın, inceye ya da kalına gidildiğinde varılan sekizinci notasına kadar olan seslerin tümüdür. ÖLÇÜ Birkaç tane Nota Birimi'nin bir araya getirilmesinden oluşan "ÖLÇME BİRİMİNE", "ÖLÇÜ" denir. ÖLÇÜ ÇİZGİSİ Ölçüleri birbirinden ayırmaya yarayan çizgiye "ÖLÇÜ ÇİZGİSİ" DENİR. öLÇÜ çİZGİSİ, Dizek'e DİKEY olarak çizilir. ÖLÇÜ VURUŞLARI Dört Dörtlük Ölçü, DÖRT VURUŞLU'dur; her vuruş İKİ BÖLÜT'e ayrılır. VURUŞ'ları ve BÖLÜT'leri belirtebilmek için, EL şöyle vurulur ÖNEL Auftakt Hazırlayış ve Giriş öğelerinden oluşan bir bütünün, Hazırlayış Bölümü'ne "ÖNEL" adı bulunduğu ilk ölçü, EKSİK bırakılır; Susku ile nedenle "ÖNEL"in bulunduğu Ölçü'ye "EKSİK ÖLÇÜ" de denir. Önel, parça içinde de sürdürülmüş olabilir. Her Müzik tümcesi, Önel'le başlayabilir. p İtalyanca "PİANO" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "HAFİF" anl***** gelir. p belirteçi olan yerde, parça hafif okunur. PERDE Ses aralıklarını ölçmek için kullanılan bir çeşit Ölçme Birimi'ne "PERDE" denir. Batı Müziğinde kullanılan en küçük ses aralığına, "YARIM PERDE" denir. İki tane Yarım Perde'den oluşan ses aralığına "TAM PERDE" denir. pp İtalyanca "PİANİSSİMO" sözcüğünün kısaltılmışıdır. "ÇOK HAFİF" anl***** gelir. mp belirteçi olan yerde, parça ÇOK HAFİF bir sesle okunur. SEKİZLİK SUSKU Sekizlik Nota oranında susulacağını gösteren belirteçe, "SEKİZLİK SUSKU" Susku'nun yarısı oranındadır. SOL ANAHTARI Dizeğin ikinci çizgisine konulur ve bu çizginin adı SOL ÇİZGİSİ olur. Sol Çizgisi'ne konulan Nota "SOL" adını alır. Diğer notalar da buna göre adlarını alırlar. "SOL ANAHTARI" ince sesleri göstermek için kullanılır. SOLFEJ "Okuma" demektir. Notaları, adlarıyla, sesleriyle ve süreleriyle okumaya "SOLFEJ" denir. SOLUNAK Soluk alma belirteçine "SOLUNAK" denir. Dizeğin üst yanına konulan bir virgül , ile gösterilir. Solfej okunurken, solunak olan yerde soluk alınır; başka yerde soluk alınmaz. STACCATO İtalyanca İrbirini izleyen sesler arasında belirgin kesintiler yaparak okumayı gerektirir. Genellikle notanın üstünde ya da altında bir nokta ile ifade edilir. SUSKU Susma belirteçine denir. "SUSKU" bulunan yerde nota okunmaz, susulur. TAM DÖRTLÜ Arasında İKİ BUÇUK PERDE 2 Tam,1 Yarım bulunan DÖRTLÜ ARALIĞI'na "TAM DÖRTLÜ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Fa, Re-Sol, Mi-La, Sol-Do, La-Re ve Si-Mi seslerinin aralıkları TAM DÖRTLÜ'dür. TEKSESLİLİK Seslerin ard arda sıralanarak gelmesine, "TEKSESLİLİK" denir. Eski Türk Musikisi ve Halk Müziği TEKSESLİ müziklerdir. TEMPO "HIZ" anl***** gelir. Bir parçanın hızı "METRONOM" ile ölçülür. TÜM BEŞLİ Arasında ÜÇ BUÇUK PERDE 3 Tam, 1 Yarım bulunan BEŞLİ ARALIĞI'na "TÜM BEŞLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Sol, Re-La, Mi-Si, Fa-Do, Sol-Re ve La-Mi seslerinin aralıkları TÜM BEŞLİ'dir. TÜM SEKİZLİ Arasında ALTI PERDE 5 Tam, 2 Yarım bulunan SEKİZLİ ARALIĞI'na "TÜM SEKİZLİ" denir. DO MAJOR DİZİSİ'nde Do-Do, Re-Re, Mi-Mi, Si-Si, La-La... seslerinin aralıkları TÜM SEKİZLİ'dir. ÜÇERLİ BİRİM ÜÇ BÖLÜT'e ayrılan Nota Birimi'ne "ÜÇERLİ BİRİM" denir. NOKTALI DÖRTLÜK BİRİM'i, Üçerli Birim'dir. ÜÇERLİ ÖLÇÜ Üçerli Birim'lerden oluşan ölçüye, ÜÇERLİ ÖLÇÜ denir. ÜÇLEME İkişerli Nota Birimi'nin, geçici olarak üçerli olmasına, ÜÇLEME denir. Dörtlük Nota Birimi içinde ÜÇLEME, ÜÇ TANE SEKİZLİK Ntadan oluşur; Nota biriminin süresi değişmeyeceği için, 2 Sekizlik notanın süresi içine 3 Sekizlik nota sığdırılarak okunur. ÜÇLEME'yi oluşturan ÜÇ NOTA'nın kuyrukları, SEKİZLİK ÇİZGİSİ ile birleştirilir; Üçleme'nin ALTINA ya da ÜSTÜNE 3 sayısı notalarından hiçbiri, ötekinden kısa ya da uzun okunmaz, birbirine EŞİT sürelerde okunur. Üçleme okunurken EL vuruşları iki Bölüt'e ayrılmaz; ya Bölütsüz vurulur ya da Üç Bölüt'e ayrılarak vurulur. VURGU ACCENT > işareti ile belirtilir. Üzerine konduğu notanın ya da akorun diğerlerine göre daha vurgulu çalınmasını gerektirir. VURUŞ Notaların sürelerini ölçmek için el ile yapılan sayma hareketine "VURUŞ" denir. YAYIK ÇİZGİSİ Bir notanın altına ya da üstüne ÇİZGİ konulursa, o nota kendi süresi içinde uzun ve yayık okunur.
Öncelikle tipik bir davul setindeki notaların ne olduğuna bakalım Trampet snare drum Kick davul bass drum Tom 1 high tom Tom 2 low tom Flor tom floortom Bunlar temelde kullandıklarımız. Davul notaları siz eklemeye devam ettikçe gider ve yeni çizgiler çekilerek oralara yazılır. Ayrıca nadiren zillerin nota yazımının şekli ve yeri bölgeden bölgeye değişebiliyor. NASIL OKUNUR ? İlk bahsetmemiz gereken şey ölçü bar kavramı . İki çizgi arasında kalan kısıma bir ölçü yani bir bar deriz. Bu ölçüleri belirlediğimiz oranlarla sınırlar ve yazmaya başlarız. Örneğin 4/4 lük ölçü Burada, üste yazılan 4 bir bara yazılacak nota sayısını ; alttaki 4 iste yazılacak notaların 4'lük notalar olduğunu belirtir. Örneğin 6/8 lik ölçü 6 tane 8'lik notanın yazılacağını gösterir. NOTA DEĞERLERİ NEDİR ? *Tüm parçaların neredeyse %95 4/4 'lük ölçü ile yapıldığı için anlatıma da 4/4 'lük ölçü üzerinden devam edeceğim. Notaların değerleri onların birbirine oranını belli eder. Yani birlik notayı vurup beklediğimiz sürede ikilik notaya iki kere eşit aralıklarla vurmuş oluyoruz. Görmüş olduğunuz gibi 1,2,3,4 diye sayarken ; Birlik notada ilk vuruşu yapıp ölçü tamamlanana kadar bekliyoruz İkilik notada 1 ve 3 'te vurup 2 ve 4 te bekliyoruz. Dörtlük notada 1,2,3,4 'te de vuruyoruz eşit aralıklarla ve 4 tane dörtlük notayla tam bir 4/4 'lük ölçüde çalmış oluyoruz. Sekizlik notada 1,2,3,4 'lerin arasına bir vuruş daha ekleyerek eşit aralıklar vuruyoruz. On altılık notada bir dörtlük notadan 4 eşit parça çıkartıyoruz gibi gibi... Bu örnekte de kuyruklu sekizlik notalar yan yana nasıl yazılır onu görüyorsunuz hepsi için aynı şey geçerli taki dörtlük nota ve altındaki değerlerde kuyruk olmadığından ayrı ayrı yazılır . Burada da süre olarak neye eşit olduğunu görüyorsunuz. Ritimde notalar ve değerleri nasıl gözükür? 4/4 'lük ölçüde 8 tane hi-hat notası yazılmış yani sekizlik notalar. Eğer her hi-hat peşine birar tane daha eklenirse on altılık nota olurlar. Notalar üst taraflarına ikişer çizgi almışlar çünkü hala bir ölçü içindeler ve 16 tane vuruş olmuş oldu. Kırmızı içine alınan şey ne ifade ediyor ? İngilizcesi bpmbeats per minute olan bir dakikadaki vuruş sayısını belirtir yani metronom hızını. 60 saniye içerisinde 52 tane vuruş yapılacak demektir. Ve biz 4/4'lük ölçüden bahsettiğimize göre 52 / 4 = 13 'ten anlıyoruz ki bir dakika içerisinde 13 ölçü çalacağız. Her aynı ölçüden nota dörtlük nota gibi eşit aralıklarla çalınacak ve kendini yineleyerek ritim devam edecektir. Yukarıda resmini paylaştığım iki örnek üzerinden gidersek Hi-hat 'ler sekizlik notalarla giden ilk resimde metronomu 80 alırsak. Bir dakikadaki 80 vuruşun her birinde ve ikinci olacak vuruşun arasına birer tane yerleştirmek suretiyle çalınacaktır. Hi-hat 'ler on altılık nota şeklinde giden ikinci resimde metronomu 52 alırsak. Bir dakika içine yayılmış 52 vuruşun her birine 4'er vuruş düşmektedir. 4 vuruş ve sonra gelecek olan vuruşların hepsi eşit aralıklı olacaktır. SUS İŞARETLERİ Notalarla aynı değerleri taşıyıp sadece sus işaretinin olduğu yerde herhangi bir notaya vurulmayacaktır. Yazı zamanla geliştirilecektir.
Motif En az iki notadan oluşmuş ve bir eserin baş harfi niteliğindeki bölümdür. Beethoven’ın 5. senfonisinin ilk iki ölçüsü bir motife örnektir. Müzik Cümlesi Motiften daha uzun fakat cevabı henüz verilmemiş bir cevap cümlesi ile devam eder ve “dönem” veya “periyod”u oluşturur. Bach’ın Si minör orkestra süitinin Badinerie başlıklı bölümünün ilk 4 ölçüsü bir sonraki 4 ölçü de bu cümleye cevap niteliğindedir. Dönem veya Periyod Bir müzik cümlesine cevap niteliğinde yeni bir cümle eklenirse bir dönemi veya diğer adıyla periyodu 8 ölçüden oluşur ve eserin ana fikrini belirtir. Mozart’ın 40. senfonisinin ilk sekiz ölçüsü bir eserin ilerleyen bölümlerinde bahsettiğimiz bu dönem, değişiklikler gösterecek bazen de ölçü sayısında uzatmalar olacaktır. Bölüm Bölüm adından da anlaşılacağı gibi bir eserin ve konçerto gibi eserlerin 3 veya 4 bölümlü olanları bölüm ayrı bir karakterde olur fakat ayrı ayrı parça bütünü bir eser bölüm aralarında son bölümgenellikle Final, diğer bölümlere göre daha gösterişli olur ve parça sonunda bitiş hissini verir. Şarkı Genellikle bir dönemden veya iki dönemin arka arkaya gelmesinden oluşan dönem, tek başına da şarkı olabilir fakat döneme bir cümle veya yeni bir dönem eklenmesi daha en küçük şarkı döneme genellikle A, ikinci cümleye veya döneme B harfi 9. Koral senfonisindeki ana ezgi, bir döneme bir cümle eklenmesiyle oluşmuştur. Danslar Menuet Üç bölümden oluşan Fransız saray 3/4’lüktür ve genellikle sonlara doğru bir trio bölümü eklenir. Allamande Özellikle barok dönemde 4/4 lük veya 2/4’lük dansıdır. Courante Fransız genellikle 3/4’ dönemde sık rastlanır. Sarabande İspanyol 3/4’lüktür. Gigue İskoç hızlıdır ve ölçüsü 3/8’lik veya 6/8’lik olabilir. Süit Başlı başına bir dans fazla dansın arka arkaya çalınmasıyla süit Bach’ın Fransız süitlerinde allamande, sarabande, gigue gibi danslar yer alır. Müzik Formları Konçerto Konçerto, genellikle solo bir çalgıya bir oda orkestrasının veya bir senfoni orkestrasının eşlik etmesi ile çalgı, tüm teknik zorlukların üstesinden gelebilecek bir kişi tarafından çalgıya orkestra eşlik tek bir çalgı için yazılan konçertolar vardır fakat birden fazla çalgı için yazılmış konçertolar da vardır.Vivaldi – 2 viyolonsel konçertosuKonçertolar, dinleyicinin en çok tercih ettiği müzik formudur. Senfoni Orkestra için sonat formunda yazılmış genellikle dört bölümden oluşan uzun bir şiir bölümlü olduğundan oldukça uzun süren senfoniler Beethoven’ın 9. senfonisi, 1 saate yakın bir sürede Franz Liszt, Antonin Dvorak ve Bedrich Smetana gibi besteciler, senfoniyi tek bölüm halinde ele Liszt’in ilk kez gerçekleştirdiği tek bölümlü senfoni formuna senfonik şiir adı verilir. Sonat İlk kez Bach tarafından temelleri atılan ve en fazla önemi olan quartetler ve quintetler hep sonat formunda formu, gelişimi içinde farklılık göstermiştir. Beethoven ve Haydn döneminde iyice oturan sonat formu, Chopin ile birlikte değişime solo sonatlar meşhurdur. Örneğin Beethoven, yazdığı 32 piyano sonatıyla bu formun Haydn, Chopin gibi besteciler de güzel sonatlar yaratmışlardır. Üvertür Giriş müziği bir süitin veya operanın girişinde kısa tutulan üvertürlerin yanında uzun ve tek başına eser olan uvertürler de Tschaikovsky’nin 1812 uvertürü ve Beethoven’ın Leonore Uvertürü. Prelude Uvertur gibi bir giriş özellikle Chopin ve Rachmaninoff gibi besteciler, prelüdü tek başına bir parça olarak düşünmüşlerdir. Chopin’in 24 prelüdü buna örnektir. Rondo Adından da anlaşılacağı gibi bir bölümün sürekli tekrarlanmasıyla A B ve A bölümlerinden oluşan bir esere yeni bir C bölümü eklenmesi ve tekrar başa yani A B A bölümüne dönülmesiyle küçük rondo formu oluşur. A B A C A B A D E A B A, büyük rondo formuna örnek dönemde sonatların son bölümlerinde kullanılmıştır. Arya Belirli bir kalıp içinde, orkestra eşliğinde söz ve müziğin birleşmesidir. Kontrpuan ve Fugue Füg ve Kontrpuan, ezgiye karşı ezgi olarak başlı kalarak iki ezginin de birbirine bağımlı ancak bir yönden de bağımsız hareket etmesiyle karışık gibi görünse de örnekler incelendiğinde kolay kavranabilir. Bach’ın kontrpuan tekniğiyle bestelediği eserleri incelemeniz, bu konuyu kavramanız açısından önemli olacaktır. Füg, taklit etmek ana teması, farklı tonlarda bu kontrpuan tekniğiyle tonu mutlaka ana tonun 1. 4. ve 5. dereceleriyle ilişkili olmalıdır aksi halde eserin taklit edilmesinde hatalar olabilir. Füg tekniğini mutlaka örnekleri inceleyerek öğrenmek gerekir. Bach’ın fügleri, bu konu için alternatifsiz seçenektir. Diğer Formlar Ballade Genellikle acı ve hüzün gibi duyguların anlatımında kullanılan ve çok ezgiden oluşan lirik parçalardır. Nocturne Gece müziği formda hüzünlü bazen de ünlü noktürn bestecisi Chopin’dir. Romance Sözlü ve sözsüz ve balad gibi konusu hüzün ve formda yazılır. Serenade Değişik anlamlarda çok bilinen anlamı, sevgilinin penceresinin önünde söylenen doğaçlama aşk sözlü olur fakat sözsüz yazılmış serenatlarda bir formda yazılır. Rhapsody Ezgileri çoğunlukla halk ezgisi olan ve birçok temanın birleşmesinden oluşan serbest bir müzik formudur. Liszt’in Macar Rapsodilerinin yanında ünlü İngiliz rock grubu Queen’in efsanevi solisti Freddie Mercury’nin Bohemian Rhapsody’si de bu forma çok güzel bir örnektir. Fantasie Serbest formda genellikle doğaçlama çalınan eserlerdir. Opera Solistleri, korosu, orkestrası, kostümü, sahnesi, ışığı ve dramatik oyunu ile müziğe uyarlanmış tiyatro’ ilk opera Rinucci’nin “Dafne” operasıdır. Operet Operanın küçüğüne denir. Oratoryo Dinsel ve kutsal konuların koro ve solistler tarafından orkestra eşliğinde kostüm ve sahneleme yoktur. Arch Müzikte Arch formu, A-B-C-B-A, tekrara dayanan, daha sonra tersine dönen simetrik, çoğunlukla bir ana tema etrafında dönen bölgesel bir yapıdır. Her periyod, çok kesin bir şekilde tekrar etmese de en azından temayı içeren bir materyal taşımalıdır. Ara bölümlerde tekrarlar, çeşitleme ve gelişme arasında bir ilgi yaratır. Form boyunca sabitlik devam eder ve gelişimi reddeder, bölüm periyotları ana tema ile yönsüz işlemeler yapar ve kendine özgü dışavurumcu imkânlar sunar. Örneğin Bela Bartok, Dördüncü ve Beşinci Yaylı Çalgılar Dörtlülerinde, Orkestra için Konçerto’sunda, Yaylılar, Vurmalı Çalgılar ve Çelesta İçin yaptığı müziklerde ve İkinci Piyano Konçertosu’nda ve ayrıca kısmen İkinci Keman Konçertosu’nda bu formu net olarak kullanır. Samuel Barber’ın Yaylılar İçin Adagio’su ve Şostakoviç’in Do Minör Yaylılar Dörtlüsü ayrıca bu formu kullanır. Bu formda en yaygın kullanılan yapı A-B-C-B-A’dır. Verdiği bilgiler için Ulug Özkana ve çeviri için Murathan Alınaka teşekkür ediyorum. [xt_go_advt_1] Yorum yaparak destek olabilirsiniz.
2 4 lük nota örnekleri