1960 sonrası türk hikayeciliğinde ele alınan konular

SabahattinKudret Aksal doğumu 25 Nisan 1920, İstanbul; ölümü 19 Nisan 1993, İstanbul. Türk şair, senarist ve yazar. 1937'de Işık Lisesi'nden mezun oldu. 1943'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1943-1948 arasında İstanbul'da çeşitli liselerde felsefe dersleri verdi. 1950'de kısa bir süre iş müfettişliği yaptı. İstanbul LİMİTGRUP DİJİTAL YAYIN KATALOĞU 2020-06-28 tarihinde AYT EDEBİYAT KONU ANLATIM FASİKÜLLERİ yayınladı. AYT EDEBİYAT KONU ANLATIM FASİKÜLLERİ flipbook versiyonunu okuyun. FlipHTML5'te 51-100 sayfasını indirin. SaitFaik Hikayeciliğinde Merkez ve Taşra Arasında Bir Kaçış Mekanı Olarak Ada, Türk Hikayeciliğinde Haldun Taner’in Yeri ve Kitaplarında Yer Almayan Töhmet Adlı İlk Hikayesi, Vüsat O. Bener’in Dost-Yaşamasız Adlı Kitabındaki Öykülerin Kurgusal Coğrafyası, Faruk Duman, Yorgunlar, Can Yayınları, 20 Aralık 2009, Semih 1960lı yıllara gelindiğinde önceki yılların birikimine ve sosyal, siyasi gelişmelere bağlı olarak Türk hikâyeciliğinde önemli gelişmeler görülür. Bu dönemde hikâye türünde eser veren yazar sayısı artar, farklı eğilimleri yansıtan eserler kaleme alınır. Buna bağlı olarak hikâyelerde ele alınan temalar da çeşitlenir. Yalnızız Peyami Safa 1951'de yayımlanan romanı. Romanın öyküsü, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından İstanbul’da geçmektedir. Samim, hem romanın başkişisi olması hem de yazarın sözcülüğünü üstlenmesi nedeniyle özel bir konumdadır. Samim; kardeşleri Mefharet, Besim ve Mefharet'in çocukları Selmin ve Aydın Site De Rencontre Au Canada Gratuit. TESTÖykü yazımına ve öyküsel dile büyük katkıları olan bir yazar da Yazarın Troya’da Ölüm Vardı eseri öyküde bütünlük arayışını gösterir. Öyküyle roman arasındaki ayrımları incelikle vurgulayan yazar, öyküde de ayrı ayrı ürünlerin bir arada bütünü yansıtmasını sağlar. Yazar, kişinin kendisiyle ve çevresiyle olan uyuşmazlıklarını, içsel çatışmalarını, ince bir öykü tekniği çerçevesinde parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?A Fakir Baykurt'tur. B Rasim Özdenören’ Bilge Karasu’dur. D Orhan Kemal’ Talip Apaydın' Dönemi’nde toplumcu gerçekçilerden farklı olarak insan gerçekliğini toplumsal yönüyle değil, psikolojik yönüyle anlatma gayreti içinde olan…......…. gibi sanatçılar da vardır. Bu sanatçılar, olaylardan ve insanlardan hareketle bireyin iç dünyasını parçada boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?A Peyami Safa B Mustafa KutluC Sâmiha Ayverdi D Samim KocagözE Abdülhak Şinasi HisarEdebiyat dünyamızda, eserlerinde metafizik unsurları dile getirmeye, özellikle de yaşanılan “an”ı göstermeye çalışması ile dikkatleri çekmiştir. İlk hikâyesi 1957'de “Varlık” dergisinde yayımlanmıştır. Moderntarzdaki hikâyelerinde Türk toplumunun millî, manevi değerlerini işlemiştir. Ayrıca toplumsal değişimi ve kentlerin kenar mahallelerinde yaşayan insanları objektif bir şekilde yansıtmaya çalışmıştır. “Çok Sesli Bir Ölüm” ve “Çözülme” adlı hikâyeleri filme Yukarıda tanıtılan sanatçı kimdir ?A- Talip ApaydınB-Rasim ÖzdenörenC-Leyla ErbilD-Pınar KürE-Murathan Mungan HazırlayanMustafa Şahin EDEBİYAT4-Modern hikâye türü ile ilgili aşağıda verilen eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?A-Korkuyu Beklerken -Orhan KemalB-Yüksek Gerilim- Adalet AğaoğluC- Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı - Bilge KarasuD-Bozbulanık - Nezihe MeriçE-Kaçkınlar- Ferit Edgü5-Aşağıda verilen yazar ve eser eşleştirmesinden hangisi yanlıştır ?A- Sait Faik Abasıyanık-Son Kuşlar B- Sevinç Çokum-Derin YaraC- Reşat Nuri Güntekin-Hayattan Hikâyeler D- Samim Kocagöz-Telli Kavak,E- Halikarnas Balıkçısı-Yaşasın Deniz6-Aşağıdakilerden hangisi Sabahattin Ali için yanlış bir bilgi vermektedir ?A-Toplumcu gerçekçi anlayışla hikaye, roman ve şiir türünde eserler hikayesi geleneğini kendine özgü, farklı bir tarzla ilk yıllarında edebiyatta görülen köye ve koylu yaşamına ve sorunlarınayöneliş,eserlerinde önemli bir yer ve romanlarında halk dilini ve folklor öğelerini başarıyla kaynaştırarak canlı, akıcı bir üslup Kağnı, hikaye türündeki en tanınmış verilen anlayış-sanatçı eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır ?A- Toplumcu gerçekçi- Rasim ÖzdenörenB- Varoluşçu Anlayışta yazanlar-Ferit EdgüC- Modernist- Yusuf AtılganD- Milli ve dini duyarlılıkları yansıtan- Mustafa KutluE- Toplumcu gerçekçi- Yaşar Kemal8-Aşağıda verilen yazar ve eser eşleştirmesinden hangisi yanlıştır ?A- Ferit Edgü- AvB- Adalet Ağaoğlu- Yüksek GerilimC- Necati Tosuner- Özgürlük MasalıD- Sevinç Çokum- Derin YaraE- Bilge Karasu- Çok Sesli Bir ÖlümI-Eeserlerinde toplum kurallarıyla çatışan aydınların iç dünyasını alay ve ironinin iç içe olduğu hikâyelerinde yalnızlık, isyan, iletişimsizlik, yabancılaşma, toplum eleştirisi gibi konuları ele sürecindeki bireylerin yaşamlarını, toplumdan kopuşlarını ve özellikle iç çelişkilerini başarılı bir şekilde eserlerinde bir dil Korkuyu Beklerken romanı ile Atay ile ilgili yukarıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?A-I B-II C-III D-IV E-V10-Aşağıdakilerden hangisinde küçürek hikaye ile ilgili bir bilgi yanlışı vardır ?A-Anlam yoğunluğu, doku zenginliği ve biçim sıklığı dikkat hikâyeler; betimlemeye ve çözümlemeye dayanmayan, yalnızca bir anın saptaması olan Kısa olduğu için mesaj, öğüt, eğiticilik gibi didaktik amaçlar dikkat çekici, çarpıcı ifadeler okuyucuyu şaşırtmak, öykünün başını ve sonunu okuyucuya bırakmak gibi amaçları Aşağıdakilerden hangisi postmodernizm ile ilgili yanlış bir bilgi 1970'lerden sonra görülür B-Şekil değil konu-tema insanda oluşturduğu yıkım anlatılır. D-Yeni anlatım teknikleri kullanılır. E-Dil oyunlarına başvururlar. HazırlayanMustafa Şahin EDEBİYAT12- - - -, Türk edebiyatında küçürek öykü dendiğinde akla gelen ilk isimlerden cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki yazarlardan hangisi getirilemez?A Ferit Edgü B Necati Tosuner C Mustafa Kutlu D Vüs’at O. Bener E Tarık Dursun verilen yazar-eser eşleştirmelerinden hangisinde yanlışlık yapılmıştır ?A-Orhan Pamuk -Kara Kitap B- Nezihe Meriç - BozbulanıkC-Füruzan- Yokuşa Akan Sular D-Tomris Uyar- İpek ve BakırE-Oğuz Atay -Tutunamayanlar14- Aşağıda verilen yazar-eser eşleştirmelerinden hangisinde yanlışlık yapılmıştır ?A-Ortadaki Adam -Mustafa KutluB- Denize Açılan Kapı - Rasim ÖzdenörenC-Çığlık-Ferit EdgüD-Ege Kıyılarından -Halikarnas BalıkçısıE-İstanbul Hikayeleri -Sait Faik Abasıyanık*Milli kaynaklarından,Türk mitolojisinden,destanlarından etkilenmiştir.*Hikayelerde genellikle sosyal-kültürel özellikler üzerinde durulmuştur.*Milli mücadele savaşları,Cumhuriyetin kazanımları ve devrimleri Türk tarihinin milli değerleri ve isimleri olay hikayesi [Maupassant] tarzı öykü ile anlatılmıştır.*Din olgusu ön plana çıkarılmış,dini unsurlar ve yaşama biçimi eserlere parçada sözü edilen anlayış aşağıdakilerden hangisidir?A Bireyin iç dünyasını esas alan B Toplumcu–gerçekçiC Millî–dinî duyarlılığı benimseyen D Postmodern AnlayışE Varoluşçu anlayış16-Aşağıdaki sanatçılardan hangisi " Postmodern Anlayış" çerçevesinde eser vermez ?A-Füruzan B-Oğuz AtayC- Yusuf Atılgan D-Pınar KürE- Bilge Karasu17-Aşağıdakilerden hangisi Bilge Karasu için yanlış bir bilgi vermektedirA-Bireyin iç dünyasını imgesel bir anlatımla toplumsal yapı içinde yalnızlaşan ve iç dünyasına yaptığı yolculukla yaşamı, dünyayı anlamaya çalışan bireyi ele aldıC-Eserlerini felsefi bir derinlikle ele Edebiyatımızdaki geleneksel bicim, teknik ve içerikte eserler Sanatçı; olum, korku, yalnızlık, gibi kavramlar üzerinde - - Hazırlayan Mustafa Şahin18-Aşağıdaki sanatçılardan bir grup oluşturulsaydı hangisi bu grubun dışında kalırdı ?A-Sevinç Çokum B-Mustafa KutluC- Rasim Özdenören D-Tomris UyarE-Durali Yılmaz19-Toplumcu-Gerçekçi anlayış ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır ?A-Bu akım, toplumu sosyal sınıflar arasında gerçekleşen çatışma alanı olarak söz konusu sınıfsal çatışmayı ve bu çatışmanın toplumda yol açtığı etkileri ve sorunları gerçekçilik, sanat için sanat ilkesine bağlı olarak edebiyata kaliteli ürünler katmayı edebiyatında toplumcu gerçekçiler koy yaşamındaki sorunları, toprak kavgalarını, ağa-koylu çatışmasını; işçilerin, emekçilerin yaşam mücadelelerini ele Adalet Ağaoğlu,Orhan Duru, Sevgi Soysal, Erdal Öz,Leyla Erbil toplumcu gerçekçiliğin Türk edebiyatındaki başlıca iç dünyasını yansıtmaya çalışır. İlk hikayelerinde romantik bir Anadoluluculuk göze çarpar. Günlük hayatta her zaman karşılaşılan sıradan kişiler, köyden kente göç ile Anadolu insanının hayatı eserlerinde ön plana çıkar. Türk edebiyatında uzun hikâye tarzıyla iç dünyalarındaki fırtınaları, çocukluk ve aşkı ile çağdaş zamanla yaşamaya çalışan ve yalnızlaşan köy, kasaba ve varoş insanlarını anlattı. Eserlerinde sanayileşme ve modern ticari hayatın getirdiği para hırsı, tüketim çılgınlığı, zengin olma hevesi öne Adam, Yoksulluk İçimizde, Ya Tahammül Ya Sefer eserlerinden Yukarıda tanıtılan sanatçı kimdir ?A-Orhan DuruB-Mustafa KutluC-Orhan PamukD-Necati TosunerE-Durali Yılmaz HazırlayanMustafa Şahin EDEBİYAT CEVAPLAR İÇİN TIKLAYINIZ1981’den sonra 2002 yılına kadar yazdığı hikâyelerindeizlenimci kimliğinden uzaklaşarak yeni biçimsel arayışlara girmiştir.“Gezegen Kızları”nda postmdern hikâyemizin ilk örneklerinden birini genellikle toplumun farklı kesimlerinden insanları itibaren tuttuğu, çeşitli adlar altında basılan günlüklerini “Gündökümü” adıyla 2003 yılında iki cilt olarakyayımlanmıştır. “Yürekte Bukağı” ve “Yaza Yolculuk” adlı hikâye kitapları ile Sait Faik Hikâye Armağanı’nı Yukarıda tanıtılan sanatçı kimdir ?A-Tomris UyarB-Küçük İskenderC-Bekir YılmazD-Orhan PamukE-Durali Yılmaz22-1960 Sonrası hikaye ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır ?A-Bu dönemde hikâye bağımsız bir yazı türü olarak daha çok ilgi görmeye türü hem teknik hem içerik muhteva yönünden kurgu ve içerik bakımından yenilikçi gelişmeler türünde eser veren yazar sayısı kahramanlar toplumun alt kesimlerinden seçilmiştir23-Aşağıdakilerden hangisi 1960 sonrası hikayemizde işlenen konulardan biri olamaz ?A-gecekondu bölgelerinde yaşayan insanların sorunları,B-küçük memurların ve işçilerin zor hayatlarıC-kadının toplumdaki yeri ve sorunları,D-kölelik-cariyelikE-kapitalist yaşamın getirdiği bunalımlar CEVAPLAR İÇİN TIKLAYINIZKüçürek öyküde diyalog tekniği bu yazarımız için önemli bir yer tutar. “Yaşam Öyküsü I”, “Gece Bekçisi”, “Rastlantı”, “Zaman”, “Keşke”, “Kısa” ve “Yanıt” adlı öykülerinde diyaloglar kişilerle ilgili uzun betimlemelerin yerini tutacak nitelikte söylemsel bir işlev üstlenir. Uzun satırlar yerine kısa kısa konuşmalar aracılığıyla öyküdeki kişilerin ilişkisine ve onların kendi gerçeklerine Bozgun, Bir Gemide, Ressamın Öyküsü, Doğu Öyküleri, Do Sesi eserlerinden bazılarıdır24- Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir? A Ferit Edgü B Necati Tosuner C Tarık Günersel D Vüs’at O. Bener E Tarık Dursun KI-1950’lerden sonra özellikle şekil yönünden yenilikler ve tema çeşitliliği, hikâye dünyamızda büyük gelişmeler dönemde hikâye türünde eser veren yazar sayısı artar, farklı eğilimleri yansıtan eserler kaleme hikâyeciliğinde tema ve kurgu bakımından tamamıyla yenilikçi gelişmeler yaşanır. Temalar da anlatımın iyice oturmuş ve ön plana hikâyeciliğinde varoluşçuluk akımı etkili verilen bilgilerden hangisi 1960 Sonrası hikaye için yanlıştır ?A I. B II. C III. D IV. E V26-Hangisi 1960 sonrası hikayemizi etkileyen olaylar arasında yer almaz? Savaşı B-Darbeler C-Göç D-Milli Mücadele E-TeknolojiHikâye, roman, röportaj, şiir, gezi, tiyatro türlerinde eserler verdi. Ancak asıl ününü hikâyeci kimliğiyle kazandı. Hikâye kişilerini ve olayları insancıl, abartısız, iyimser bir bakış açısıyla eserlerinde düşmüş kadınlar, kötü yola sürüklenen küçük kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, yalnız kalmış kadınların, çocukların dramına sevecen bir bakışla eğilmiştir. Öykülerinin çoğunda anne-kız ilişkisinin önemli bir yer tuttuğu, konunun kadın kahramanlar ile kızları üzerinde odaklandığı, gerçekliği küçük kızların bakış açısıyla işlediği Yatılı, Kuşatma, Benim Sinemalarım, Gecenin Öteki Yüzü, Gül Mevsimidir eserlerinden Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?A-Füruzan B-Oğuz Atay C- Yusuf Atılgan D-Pınar Kür E- Bilge Karasu28-Aşağıdakilerden hangisi 1960 sonrası hikaye türünde eser veren sanatçılar arasında yer almaz?A-Leyla Erbil B-Orhan Pamuk C-Mustafa Kutlu D-Rasim Özdenören E-Sabahattin AliI-Eserlerinde geleneksel değerler, milli motifler ve ahlaki hassasiyetler ön plana Toplumcu-gerçekçi anlayışla özellikle kent yaşamındaki insanların kimlik sorunlarına İstanbul'un yoksul kesimini ve orta hali ailelerin dünyasını eserlerine Kadın tiplerinin dünyalarını başarılı psikolojik tahlillerle yansıtır. Duygularını akıcı ve dokunaklı bir dille tasvir Fıkra, söyleşi, senaryo, oyun, radyo oyunları gibi türlerde de eser verilen bilgilerden hangisi Sevinç Çokum ile ilgili yanlış bir bilgi içerir ?A I. B II. C III. D IV. E V*Romanlarında iç gözlem tekniğini kullanmış ve bireyin ruh halini son derece başarılı bir şekilde okuyucusuna ulaştırmıştır. Aylak Adam romanı C. adlı şahsın yapısı, anlatım tekniği ve romandaki mekan ile zaman unsurlarının işlenişi yönüyle edebiyatımızda postmodern roman anlayışının ilk kırılmalarından kabul araştırmacı onun için “Az yazmış, ama iz bırakmış bir yazar.” demiştir.“Benim yazdıklarımdan daha önemlisi günlük yaşamımdır. O benim için daha önemli.” diyen yazar gerçek yaşamına önem verdiğinden dolayı az yazdığını da “itiraf önemli eserleri Aylak Adam ve Anayurt Oteli’nde psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temasını başarıyla Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?A- Ferit Edgü- B- Adalet AğaoğluC- Necati Tosuner D- Yusuf AtılganE- Bilge Karasu. HazırlayanMustafa Şahin EDEBİYAT “Aşağıdakilerden hangisi 1960 sonrası Türk hikâyeciliğinde ele alınan konulardan biri değildir?” ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka hangisi 1960 sonrası Türk hikâyeciliğinde ele alınan konulardan biri değildir?A Almanya’ya göç ve gurbetçi insanlar B Ekonomik yetersizliklerin dayattığı geçim sıkıntısı C Köyden kente göçün getirdiği sorunlar D Bireyin çevresiyle ve toplumla olan uyumsuzluğu E Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında gerçekleşen inkılaplarCevap E“12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Cevapları Dersdestek Yayınları Sayfa 71” ile ilgili aşağıda bulunan emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilir aynı zamanda sosyal medyada paylaşarak bizlere katkıda bulunabilirsiniz. 2023 Ders Kitabı Cevapları ☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER! Merhaba arkadaşlar size bu yazımızda Türk Dili ve Edebiyatı Konuları hakkında bilgi vereceğiz. Yazımızı okuyarak bilgi sahibi olabilirsiniz. 1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Öne Çıkaran Şiir sorusunun cevabı aşağıda sizleri bekliyor… 1960 Sonrası Toplumcu Eğilimleri Öne Çıkaran Şiir Cumhuriyet Dönemi şiirinde 1940’lı yıllardan itibaren Nâzım Hikmet’ten etkilenen ve onun temsil ettiği siyasal hareket içinde yer alan toplumcu gerçekçilik çizgisinde çok sayıda şair tarafından birçok şiir yazılmıştır. Bunlar arasında Attilâ İlhan, Ahmet Arif, Enver Gökçe, Cahit Irgat, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Can Yücel, Rıfat İlgaz, Suat Taşer, Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Mehmet Başaran gibi şairler öne çıkan isimlerdir. İsmet Özel, Ataol Behramoğlu, Nihat Behram, Süreyya Berfe, Refik Durbaş, Kemal Özer gibi şairler de 1960’lı yılların sonundan itibaren bu anlayış doğrultusunda, ülkenin içinde bulunduğu koşullar neticesinde şiirler yazmışlardır. Bu şairler aynı dönemde etkisini gösteren II. Yeni gibi şiir anlayışlarına karşı çıkmışlar; ezilenlerin haklarına değinmek gerektiğini, şiiri ideolojiyi yansıtma aracı olarak kullanmayı savunmuşlardır. 1970’li yıllarda Halkın Dostları, Yeni Gerçek, And gibi dergiler etrafında toplanmışlardır. Halkın ve işçi sınıfının sorunlarını, güncel, siyasal olayları eserlerinde ele almışlardır. Biçime değil içeriğe önem vermişler, yalın bir dil kullanmışlardır. 1960 sonrası Türk şiirindeki anlayışlardan biri de toplumcu eğilimleri yansıtan şiir anlayışıdır. “1960 sonrası toplumcu kuşak” olarak bilinen Ataol Behramoğlu, İsmet Özel, Süreyya Berfe, Kemal Özer, Refik Durbaş ve Nihat Behram gibi sanatçılar bu anlayışla şiirlerini kaleme almışlardır. Çeşitli dergiler etrafında bir araya gelen bu şairler “İkinci Yeni” hareketinin şiir anlayışını kıyasıya eleştirmiş, toplumcu şiiri savunmuşlardır. Bu anlayışla toplumsal olayları, toplumun aksayan yönlerini diyalektik bir bakışla ele almışlardır. Bu şairler şiirlerinde toplumcu ögelere yer vererek kent, kentleşme, eşitsizlik, işsizlik, adaletsizlik, özgürlük gibi temalar etrafında dönemin sosyal ve siyasi sorunlarını işlemişlerdir. Bu şairlere göre “toplumculuğun yegâne amacı halkı yüceltmek ya da övmek değil, halkın içinde bulunduğu çelişkileri ortaya çıkarmak ve bunlarla hesaplaşmaktır.” Toplumcu şairler, açık bir anlatımı benimseyerek toplumun sözcülüğünü üstlenmişlerdir. Şiirde biçimsel özelliklerden çok içeriği önemsemişlerdir. İkinci Yeni şiirlerine hâkim olan karamsarlık bu dönem toplumcu şairlerin şiirlerinde yerini umut, güzel günlere inanç, kararlılık ve direnme duygularına bırakır. 12. Sınıf Şiir Konu Anlatımı Tıklayınız… 12. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Konuları için Tıklayınız… 12. Sınıfta Yer Alan Diğer Ders ve Konuları için Tıklayınız… Eğitim Öğretim İle İlgili Belgeler > Yazılı Soruları, Yazılı Arşivi > Türk Edebiyatı Yazılı Soruları > Türk Edebiyatı 12. Sınıf 1. Dönem 1. Yazılı Soruları EDEBİYAT 12. SINIF 1. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI 12 … – … EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ………..… OKULU TÜRK EDEBİYATI DERSİ 12/… SINIFI 1. DÖNEM 1. YAZILISI Felsefe tarihine baktığımızda, pek çok filozofun aynı zamanda edebî bir tarzı kullandıkları görülür. İlk Çağ filozoflarından bazıları görüşlerini şiirler şeklinde dile getirmişler ve aynı zamanda ozan olmuşlardır. Platon, Nietzsche aynı zamanda büyük edebiyatçılardır. Russel, Camus, Sartre Nobel Edebiyat Ödülü'nü almışlardır. Ama bazı çok iyi filozoflar da vardır ki bunlar kötü yazar olmuşlardır. Örneğin Aristoteles, Kant gibi isimler çok iyi filozof oldukları hâlde, kullandıkları dil bakımından iyi yazar değillerdir 1 Yukarıda verilen paragrafta anlatılmak istenen nedir? Kısaca belirtiniz. 10 Puan Yalnız Çocuğun Azabı Ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm. Ben de onların arasındaydım ve onların arasında büyüğüm de yoktu. Yalnız bende meçhul bir hastalık vardı, sekiz yaşımdan beri çekiyordum. Ben de o muayene odasının ve nice muayene odalarının önünde senelerce bekledim. Benim yanımda büyüğüm de yoktu. Yalnız başıma demir parmaklıklı kapıdan içeriye girerdim, dokuzuncu hariciye koğuşuna doğru ağaçların bile sıhhatine imrenerek yürürdüm, camlı kapıların garip bir beyazlıkla gözlerime vuran ve içimde korku ile karışarak yuvarlanan parıltıları arasında o dehlize girerdim ve yalnız başıma bir köşeye ilişirdim, kımıldamazdım, susardım, beklerdim, korkudan büzülürdüm, rengimin uçtuğunu hissederdim. Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu 2 Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” isimli eserinden alınan yukarıdaki parçaya göre 10 Puan a Parçada bireyin iç dünyasını yansıtan cümlelerin altını çizerek gösteriniz. b Parça okunduğunda edebiyatın hangi bilim dalıyla ilişkisi görülür? ……...…………… 3 Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yay ayraçlar içine uygun noktalama işaretlerini koyunuz. 10 Puan “Artık var olmayan şeyleri büyük bir özlemle kim bilir kaç kez anmışızdır Kimi zaman, yalnızca geçmişte kalan şeylerin değerini anlayabiliyormuşuz gibi geliyor bana Kültürümüzün ayrılmaz ögeleri gün geçtikçe yok olmaya yüz tutuyor tarihsel yapılar, müziğimiz, bize özgü yemekler Eskiden bilinen birçok olağanüstü yiyecek de unutuluyor artık hem de bir daha hiç yenmemek, tadılmamak üzere.” 4 Aşağıda verilen cümlelerde yazım yanlışı olan kelimelerin doğrusunu parantez içine yazınız. 5x2=10 Puan a Kipriklerini boyadığı için annesi ona kızdı. …………………….. b 1995'deki olay hâlâ hafızalarda. …………………….. c Geç gelerek yine yapdı yapacağını! …………………….. d Okul sözlük alımı için TDK’na başvurmuş. …………………….. e İstiklal Marşı 12 mart 1921'de kabul edildi. …………………….. 5 1960 Sonrası Türk Hikayeciliğinde ele alınan konuları maddeler halinde yazınız. 10 Puan 6 Aşağıdaki paragrafta kısaca tanıtılan yazar kimdir? 10 Puan Toplumsal değerleri, kendine özgü bakış açısı ve anlatımıyla ele alır. 1967 yılında yayımladığı “Hastalar ve Işıklar”daki ben merkezli hikâyeleriyle yeni bir hikâye dili ortaya koyar. Hikâyelerinde bireyin bilinçaltı derinliğine eğilerek ruhsal çözümlemelerde bulunur. 7 1960’lı Yıllar Türk Hikâyeciliğinde; 10 Puan a Hikâye yazarları hangi eğilimleri yansıtan eserler yazmıştır? b Bu dönemin önemli hikâyecilerini yazınız. 8 Bu tür hikâyeler 750 kelimeden az olan hikâyelerdir. Bunlar arasında tek cümlelik hikâyeler de vardır. Hacminden bilgi yelpazesi. com dolayı hikâyenin unsurlarıyla ilgili pek çok ayrıntıya yer verilmez, şiirde olduğu gibi yoğun ve imgesel anlatımdan faydalanılarak hikâye kurgulanır. Bu parçada sözü edilen hikâye türü nedir? 10 Puan 9 Aşağıda verilen cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri anlamlarına göre sınıflandırınız. Gerçek/Mecaz 10 Puan a. Karanlıkta önümüzü görmekte zorlanıyorduk. ………………. b. Paslanan kapıyı açmak için uzun süre uğraştık. ………………. c. Bu dağın eteğinde kar hiç eksik olmaz. ………………. d. Arabanın camlarını nemli bir bezle sildi. ………………. e. Ona hediye alman çok ince bir davranıştı. ………………. 10 Aşağıdaki cümlelerde ki koyu yazılmış sözcükler ile ilgili bilgileri doğru D yanlış Y olarak değerlendiriniz. 10 Puan I. Balkona astığı çamaşırlar henüz kurumamış. temel anlamlı … II. Kâğıtlar rüzgârın etkisiyle uçuştu. somut sözcük … III. Caddedeki trafik levhalarını yeniliyorlar. genel anlamlı sözcük … IV. Bu işi yapmanın bir yolu vardır. mecaz anlamlı sözcük … V. Derenin şırıltısı kulaklarımızı okşuyordu. yansıma sözcük … BAŞARILAR DİLERİM... “TÜRK EDEBİYATI 12. SINIF 1. DÖNEM 1. YAZILI SORULARI ”SAYFASINA GERİ DÖNMEK İÇİN >>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYIN>>TIKLAYINYorumu bu sorular bahane,öğrencilerin beynini yemek şahane ->Yazan 01'li derki 11. **Yorum** ->Yorumu ya çok işime yaradı allah sizden razı olsun ->Yazan banu 10. **Yorum** ->Yorumu COK GUZEL Bİ SİTE SAYENIZDE TDE YAZILISINDAN 100 ALDIM. ->Yazan Enes 9. **Yorum** ->Yorumu şahane bir site burayı sevdimm ->Yazan Buse. Er 8. **Yorum** ->Yorumu SIZIN SAYENIZDE YÜKSEK BIR NOT ALDIM SIZE TESSEKÜR EDIYORUM... ->Yazan sıla 7. **Yorum** ->Yorumu valla bu site çok süper .Bu siteyi kuran herkimse Allah razi olsun tüm ödevlerimi bu siteden mugladan sevgiler.... ->Yazan kara48500.. 6. **Yorum** ->Yorumu çok güzel bir site. kurucularına çok teşekkür ederim başarılarınızın devamını dilerim. ->Yazan Tuncay. 5. **Yorum** ->Yorumu ilk defa böyle bi site buldum gerçekten çok beğendim yapanların eline sağlık. ->Yazan efe . 4. **Yorum** ->Yorumu ya valla çok güzel bisi yapmışınız. Çok yararlı şeyler bunlar çok sagolun ->Yazan rabia.. 3. **Yorum** ->Yorumu Çok ii bilgiler var teşekkür ederim. Çok süper... Ya bu siteyi kurandan Allah razı olsun ..... süperrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr. Çok iyiydi. isime yaradı. Her kimse bu sayfayı kurduğu için teşekkür ederim ->Yazan pınar.. 2. **Yorum** ->Yorumu çok güzel site canım ben hep her konuda bu siteyi kullanıyorum özellikle kullanıcı olmak zorunlu değil ve indirmek gerekmiyor ->Yazan ESRA.. 1. **Yorum** ->Yorumu Burada muhteşem bilgiler var hepsi birbirinden güzel size de tavsiyeederim. ->Yazan Hasan Öğüt. >>>YORUM YAZ<<< Türkiye, 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti ile ilk yıllarda birçok alanda büyük gelişme kaydetmişti. Ancak 1957’den itibaren ekonomide enflasyonist baskı hissedilmeye başlanmıştı. Ülkemizde demokrasinin tam olarak yerleşmemiş olması siyasi yaşamdaki hoşgörü eksikliği ve belirtilen ekonomik nedenler siyasi ortamı şartlar altında 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi gerçekleştirilerek DP iktidarına son verildi. Demokrasimizin gelişimini kesintiye uğratan bu müdahale sonucunda anayasa yürürlükten kaldırılarak meclis kapatıldı. Cumhurbaşkanı, başbakan, pek çok bakan ve milletvekili yargılandı. Bu yargılama sonucunda Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi 1961. 11 Nisan 1990 tarihinde kabul edilen kanunla, idam edilen bu devlet adamlarının itibarları iade edilmiş ve aynı kanun uyarınca naaşları kendileri için İstanbul’da yaptırılan anıt mezara devlet töreniyle Silahlı Kuvvetleri adına ülke yönetimini üstlenen Millî Birlik Komitesi yeni anayasayı oluşturmak için Kurucu Meclis Kanunu’nu kabul etti. Siyasi partiler, barolar, basın, ticaret odaları temsilcileri, sendikalar ve gençlik kuruluşlarından seçilerek oluşturulan Kurucu Meclis üyeleri 6 Ocak 1961’de çalışmalarına başladı. Aynı zamanda siyasi partilerin faaliyetlerine de izin verildi. Millî Birlik Komitesi siyasi partilerin ilk genel seçimlere katılabilmeleri için 13 Şubat’a kadar kuruluş işlemlerini tamamlamış olmaları gerektiğini duyurdu. Bu açıklamadan sonra Türk siyasetine yeni siyasî partiler girmiş oldu. Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa 9 Temmuz 1961’de yapılan halk oylaması sonucunda kabul edilerek yürürlüğe Ekim 1961’de yapılan seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi CHP, Adalet Partisi AP, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi CKMP, Yeni Türkiye Partisi YTP sonra oluşan Meclis, Cemal Gürsel’i cumhurbaşkanlığına seçti. 1965 seçimlerine kadar koalisyon hükûmetleri iktidarda kaldı. 10 Ekim 1965’te yapılan genel seçimleri AP kazandı. 27 Ekim 1965’te Süleyman Demirel’in başbakanlığı ile başlayan AP iktidarı, 12 Mart 1971 Askerî Muhtırasına kadar devam etti. Demokrasiye zarar veren bu muhtıra sonucunda Başbakan Süleyman Demirel istifa etti. Daha sonra ise partisinden istifa ederek bağımsız kalan Nihat Erim başbakanlığında meclis dışından ve farklı partilerin milletvekillerinden oluşan geniş tabanlı ve hiçbir siyasi partiyle doğrudan ilişkili olmayan bir hükûmet 1973’te AP ve CHP’nin desteklediği emekli Oramiral Fahri Korutürk cumhurbaşkanı seçilirken 14 Ekim 1973’te genel seçimler yapıldı. Seçimlerde hiçbir parti tek başına iktidar olacak çoğunluğu sağlayamadı. Bu arada 25 Aralık’ta Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü vefat etti. Üç gün sonra devlet töreniyle Anıtkabir’e 1980 yılına kadar Türkiye’de, kısa süreli koalisyon hükûmetleri iktidarda kaldı. Sık sık gerçekleşen hükûmet değişikliğine bağlı olarak ülkede siyasi istikrar sağlamada zorluklar yaşandı. Siyasi istikrarsızlık ekonomik ve toplumsal gelişmeyi olumsuz etkileyerek ülkede iç huzursuzluk, siyasi anlaşmazlık ve ekonomik sıkıntıların artmasına yol açtı. Türk Silahlı Kuvvetleri yer yer meydana gelen şiddet ve terör olaylarını gerekçe göstererek 12 Eylül 1980’de demokratik yönetimi ortadan kaldıran askeri müdahaleyi gerçekleştirmiştir. 24 Kasım 1983’e kadar devam eden bu dönem, Türk siyasi tarihine “12 Eylül Dönemi” olarak geçti. Bu dönemde 1961 anayasası yürürlükten kaldırılmış, Parlamento ve siyasi partiler ile dernek, sendika vb. pek çok sivil toplum kuruluşu kapatılmış ve demokratik süreç kesintiye Eylül 1980’de siyasi iktidarı eline alan Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren başkanlığında kuvvet komutanlarından oluşan Millî Güvenlik Konseyini MGK oluşturdu. Kenan Evren aynı zamanda devlet başkanlığı görevini de üstlendi. Bülent Ulusu’nun başkanlığında Bakanlar Kurulu oluşturdu. Prof. Orhan Aldıkaçtı başkanlığında kurulan komisyonun hazırladığı anayasa 7 Kasım 1982’de halkoyuna sunularak kabul kabulünden sonra seçim hazırlıkları başladı. 6 Kasım 1983 seçimlerine Anavatan Partisi ANAP, Halkçı Parti HP ve Milliyetçi Demokrasi Partisi MDP katıldı. Bu seçimler sonucunda birinci parti olarak çıkan ANAP, Turgut Özal başkanlığında tek başına iktidar oldu. 1960 ve 1970’li yıllarda koalisyon hükûmetleri ile bunalımlar yaşayan Türkiye, Turgut Özal iktidarı ile ülke yönetiminde siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda köklü kararlar Anayasası’nın en önemli özelliği, devlet yönetiminde ve toplum yaşamında bireye ağırlık verilmiş olmasıdır. İnsan haklarına dayanan devlet olma özelliğine bağlı olarak temel hak ve ödevler ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir. Anayasa’da klasik hak ve özgürlüklerle birlikte sosyal ve ekonomik haklar da verilmiştir. 1961 Anayasası, temel hak ve özgürlükleri güvenceli bir statüye oturtmuştur. Parlamentonun çıkardığı yasaların Anayasa’ya uygunluğunu denetlemek ve özgürlükleri korumak için Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Ayrıca Anayasa Mahkemesi ile birlikte Cumhuriyet Senatosu ve Yüksek Hâkimler Kurulu gibi yeni kurumlar Anayasası ise hak ve özgürlükler açısından “birey”e değil “devlet”e ağırlık veren bir anayasa özelliği taşır. 1961 tarihli Anayasa’nın öngördüğü temel hak ve özgürlüklere ilişkin ilkeleri korumuştur. Ancak temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması konusunda daha ayrıntılı bir düzenleme getirmiştir. Bu sınırlandırıcı hükümler daha sonra Anayasa ve yasalarda yapılan değişiklikler ile büyük ölçüde düzeltilmiştir.

1960 sonrası türk hikayeciliğinde ele alınan konular