18 mart çanakkale zaferi ile ilgili yazı

18Mart Çanakkale Zaferi! 18 Mart 2020. Facebook. Twitter. Google+. Pinterest. WhatsApp. İzmir DSİ Spor ailesi olarak, bu vatan uğruna Çanakkale’de canlarını feda etmiş olan tüm şehitlerimizi saygı ile anıyoruz. Facebook. Twitter. Google+. Pinterest. WhatsApp. Son Eklenen Yazılar. edit. OsmanlıDevleti, 1914-1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri Olan Almanya ve Bulgaristan’ın yanında yer aldı. İngilizler ve Fransızlar ise, İtilaf Devletleri adı altınd ReçeteBilgi Sistemi Hakkında Duyuru ; 2014-29 Sağlık Raporlarının Düzenlenmesi Konulu Genelge ; Aile Hekimlerinin Mini Kart Okuyucu ve NES Başvurularına İlişkin Duyuru ; Aile Hekimi Ek Yerleştirme İşlemleri . Aile Hekimliği Bordro Sorgulama Sistemi . Aile Hekimi Sorgulama Sistemi . Kırklareli Aile Hekimliği Bölgeleri 18MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLERİNİ ANMA PROGRAMI YAPILDI. Çanakkale zaferinin 107. yılı dönümü ve şehitleri anma günü programı okulumuzda yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan tören okul müdürümüz Meltem EŞİT´in açılş konuşması ile davam etti. Öğrencilerin okumuş olduğu yazı,şiirler 18Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü mesajları, ülkemizin dört bir yanında yaşayan insanların bu önemli ve kutlu günde paylaştığı me Salı, Haziran 7 2022 Son Eklenen Konular Site De Rencontre Au Canada Gratuit. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili Kompozisyon yazımızda bizim için çok önemli bir zafer hakkında 2 adet yazı ele alacağız. Çanakkale ile ilgili kompozisyonları okurken, bu konu ile ilgili diğer paylaşımlarımıza da da göz atmanız, hem kompozisyonunuzu zenginleştirmeniz için yeni fikirler verecek, hem de kompozisyonlarınızı derinleştirmeniz açısından faydalı olacaktır. Çanakkale Şiiri-40 Farklı Şiir Örneği-2,3,4,5,6 Kıtalık Çanakkale Şiirleri-Çanakkale Savaşı Şiirleri Konu Çanakkale Zaferi Kompozisyon Çanakkale Zaferi ile İlgili Kompozisyon Örneği 1 Kompozisyon Başlığı Çanakkale Zaferi Çanakkale Zaferi nedir? Sadece kazanılmış sıradan bir zafer midir Çanakkale Zaferi? Kanla yazılmış bir destandır. Milletinin geleceği için, kendi geleceğinden vazgeçmiş. Kendi kaderine boyun eğmiş ama vatanının kaderine boyun eğmemiş mehmetçiğin sessiz çığlığıdır. Vatan sevgisini kendinden, anne babasından, sevdiğinden üstün tutmuş yüz binlerin zaferidir Çanakkale. Bir an olsun arkasına bakmamış, geri adım atmak aklına bile gelmemiş, öleceğini bile bile şehadete yürümüş bir neslin kaybolan umutlarıdır. Mermisi tükenmiş, mevzisini terk edip geri çekilmek yerine, süngüsünü takıp taarruza geçmiş, düşmana doğru koşarken ölümü kucaklamış korkusuz on binlerdir. Yok olmuş hayallerin, bu dünyada hiç yaşanamayacak, ahirete bırakılmış kavuşmaların resmidir. Evladını kaybetmiş bir annenin feryadı, babasına bir daha sarılamayacak çocukların özlemi, sevdiğini bir daha göremeyecek olan bir kızın gözyaşıdır Çanakkale. Kanını dökmüş, uzuvlarını kaybetmiş, iyileşip kalan parçalarını da feda etmeye hazır mehmetçiğin inancıdır. Bir mezar taşı bile olmadan kaybolup gitmiş isimsiz kahramanların ağıtlarıdır. Bağımsızlık için canını feda etmiş yüz binlerin sesidir Çanakkale. Boğazından geçen bir lokma kuru ekmeğe razı olmuş, bir tas sıcak yemeğin kokusunu bile unutmuş, bir yudum suya hasret askerlerin iç sesidir. Tüm yokluklara, tüm imkansızlıklara rağmen, düşmanın modern silahlarına göğsünü siper etmiş kahramanların hikayesidir Çanakkale. Kendini yenilmez sanan, mehmetçiğe binlerce bomba, mermi yağdıranların devletlerin boğazın derin sularına, Gelibolu’nun uçsuz bucaksız siperlerine gömüldüğü; Türk askerinin gücünü, imanını iliklerine kadar hissettirdiği, milletin bir bütün olarak dünyaya meydan okuduğu muharebedir Çanakkale. Tarihin seyrinin değiştiği yerdir. Türk’ün esarete karşı baş kaldırışıdır, bağımsızlık için, vurulan prangaları parçalayış hikayesidir Çanakkale. Vatan için canını feda etmiş yüz binlere saygı, sevgi ve minnet ile… 18 Mart İle İlgili Kompozisyon Konu 18 Mart Kompozisyon Çanakkale Savaşı İle İlgili Kompozisyon Örneği 2 Kompozisyon Başlığı 18 Mart Çanakkale Zaferinin Ölümsüz Kahramanları Osmanlı Devleti son demlerini yaşıyordu. Asırlar boyunca dünyaya hükmetmiş koca çınar yorulmuş, yaşlanmış, yok olmak üzeriydi. Üst üste kaybedilen savaşlar savaşlar Osmanlı’yı yıkılma noktasına getirmişti. Bu şartlar altında teknolojik olarak çok üstün itilaf devletleri Çanakkale Boğazına dayanmıştı. Boğazı geçip Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’u işgal edip Osmanlı’yı sömürge bir devlet yapmak istiyorlardı. Üst üste kaybedilen savaşlardan yorgun bitkin, düşmüş Türk milleti ne pahasına olursa olsun vatanına düşmanın ayak basmasına mani olacaktı. Boğaza dayanmış, çağının en büyük, en modern donanmasına varıyla yoğuyla karşı koyuyordu Türk askeri. Düşmanın yoğun bombardımanı karşısında toprağı kanıyla suluyordu. Mevzide kalan son asker canını verene kadar, kimse görev yerini terk etmiyor, tüm gayretiyle karşılık veriyordu. Boğazı geçeceğinden emin donanma, bir bir gemilerini kaybediyor. Hiç beklemediği insan üstü direniş sebebiyle filosunun büyük bir kısmını boğazın derin sularında bırakıp, geri çekilmek zorunda kalıyordu. Denizden geçişin olmadığını anlayıp, bu sefer onlarca milletten topladıkları yüz binlerce askerle Geliboluyu karadan ele geçirmek için saldırıyorlardı. Mehmetçik düşmana geçit vermemek için canını hiçe sayıyor, gözünü kırpmadan ölüme yürüyor. Ölsem de düşmana geçit vermem diyordu. Binler Çanakkale’ye akıyordu. Analar evlatlarını, genç kızlar sevdiklerini, mektepler talebelerini bir bir cepheye uğurluyorlardı. Giden dönmüyordu bir daha. Liseler mezun vermiyordu o sene. Hepsi kanla yazılmış kaderlerini yaşıyorlardı. Ancak vatanını, milletini korumak için hiç çekinmeden canlarını feda ediyorlardı. Tarih bir liderin doğuşuna tanıklık ediyor. Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışını izliyordu. Türk askeri göğüs göğüse savaşıyor, kanıyla, canıyla çarpışıp düşmanı yeniyor, Türk milletinin makus talihini değiştiriyordu. Mustafa Kemal’in ışığı parlıyor, Türk milleti benliğini tekrardan hatırlıyor, karanlık bir geceden aydınlık bir sabaha uyanıyordu. 18 Mart Çanakkale Zaferini kutluyordu vatan. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile İlgili Yazı ve Kompozisyon için Ekstra Bilgiler Çanakkale Zaferi ile ilgili kompozisyon ya da yazı yazarken yukarıdaki örnekleri değiştirmek ya da kompozisyona fazladan eklemek için fikir olması açısından bazı bilgiler ve detaylar da paylaşalım. Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı’nın gerek askeri gerekse siyasi yönden en önemli olaylarının yaşandığı cephedir. Çanakkale Savaşları Ekim 1914’te Çanakkale Boğazı dışında ve girişindeki savunma hatlarının İtilaf Devletlerine ait donanma gemileri tarafından bombalanması ile başlayıp, Ocak 1916’da Kumkale ardından Gelibolu Yarımadası’ndan işgal kuvvetlerinin çekilmesi ile sona eren Kara ve Deniz Muharebelerini kapsayan bir bütündür. Çanakkale Zaferi, XX. Yüzyıl başlarında I. Dünya Savaşı’nın seyrini yönlendiren ender rastlanan deniz ve kara muharebeleri ile dolu en büyük başarılardan biridir. Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından birinin yaşandığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı süresince Osmanlı Devleti’ne karşı açılan sonuçları ve seyri bakımından en önemli cephedir. Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı ve Saros Körfezi arasında uzanan, Ege ve Marmara denizi arasında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan en dar yeri olan Bolayır ile Trakya’ya bağlanan bölge Gelibolu yarımadasıdır. Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi ve Saros körfezi arasında uzanan yarımada 95 km uzunluğunda, 6 ile 25 km arasında değişen genişliğe sahiptir. Gelibolu Yarımadası’nın kendine has coğrafi özellikleri Çanakkale Zaferinin kazanılmasında önemli bir faktör olmuştur. Az yükseltiye sahip yarımada aynı zamanda dik yamaçlara sahipken, koyları, kumsalları ve ormanlık tepeleri ile savaşın gidişatında rol oynamıştır İstanbul Boğazı ile beraber Türk Boğazı olarak bilinen Çanakkale Boğazı, eski kara kütlelerinin merkezinde yer alır. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin bu boğazlar üzerinden Akdeniz’e açılıyor olmaları Çanakkale Cephesi’nin en önemli açılma sebeplerinden biridir. Yaklaşık olarak 68 kilometre uzunluğunda olan Çanakkale Boğazı 1400 metre ile 7900 metre arasında değişmekte olan bir genişliğe sahiptir. Çanakkale Boğazı’nı donanma gücü ile geçme Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentini ele geçirme isteği sadece I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan bir düşünce değildir. 15- 19 yy.’lar arasında bu fikir birçok defa düşünülmüştür. 1915 yılı birçok defa düşünülen bu teşebbüsün uygulamaya konulduğu dönemdir. Dünya denizlerini Karadeniz’e bağlayan Boğazlar ticaret, ulaştırma ve askeri açıdan pek çok avantajı da beraberinde getirir. Çanakkale Boğazı İstanbul’un savunulması için son derece önemli bir konumda yer almaktadır. I. Dünya Savaşı’nın en kritik çarpışmalarının yaşandığı cephe olan Çanakkale Cephesi siyasi ve askeri yönden en önemli teşebbüs olmasının yanı sıra bu cephede yaşanan muharebeler şüphesiz ki Türk askeri için gerçek bir vatan savunması olmuştur. Savaş zaferle sonuçlanmış ve Türk tarihine adını 18 Mart Çanakkale Zaferi olarak yazdırmıştır. Nusret Mayın Gemisi, 18 Mart Çanakkale Zaferinde en önemli rollerden birini üstlenmiştir. Tophaneli Hakkı Bey’in kaptanlığını yaptığı Nusret Mayın Gemisi 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece mayın uzmanı Binbaşı Nazmi Bey komutasında 26 adet mayını Çanakkale Boğazı’nın sularına kıyıya paralel gelecek şekilde bıraktı. Döşenen bu mayınlar 18 Mart gününe kadar İtilaf devletlerine ait uçaklar ve mayın arama birlikleri tarafından fark edilmedi. Taarruz başladıktan bir süre sonra İtilaf devletlerine ait 3 müttefik donanma gemisi boğaza paralel olarak döşenmiş mayın hatlarına çarparak battı. 25 Nisan günü Yarbay Mustafa Kemal 19. Tümen Komutanı olarak görev yapmaktaydı. Çıkarmanın ilk günlerinde Arıburnu bölgesine yapılan saldırıda inisiyatif kullanarak önemli bir sorumluluk almış, birlikleri ile Conkbayırı civarında düşmanı karşılamıştır. Çanakkale Cephesi’ nde başarıya ulaşmak için bütün güçleri ile saldıran İtilaf Devletleri hava saldırıları da düzenlemiştir. İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar sadece savaş alanlarını bombalamak ile yetinmemiş, sivil yerleşim yerlerini, camileri, hatta hastaneleri bombalayıp çok sayıda masumun hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları sonrasında kaybettiği prestijini hem ülke içerisinde hem de dünya genelinde yeniden kazanmasını sağlamıştır. Çanakkale Zaferi, toplamda 433 gün devam eden kara ve deniz muharebeleri, tarihe İtilaf Devletleri adına büyük bir mağlubiyet ve prestij kaybı, Türkler adına ise, tarihte emsali olmayan bir zafer olarak geçmiştir. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in 1915 Ağustos ayında Conkbayırı’nda askerleriyle birlikte yapmış olduğu süngü taarruzu sonrasında büyük bir direniş göstererek düşman askerlerini geriye püskürtmesi dönüm noktası olmuş, askerlere güven gelmiş, savaşın seyri değişip Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasını sağlamışlardır. Çanakkale Zaferi ile İlgili Kompozisyon yazarken fikir vermesi açısından paylaşılan bu bilgiler umarız aynı zamanda şanlı Türk Tarihini öğrenmeniz ve bilgilerinizin pekişmesi adına da faydalı olur. Siz de Çanakkale Zaferi ile İlgili Yazı, Çanakkale Savaşı Kompozisyon hakkında yazı veya yorumlarınızı bizimle paylaşın, yayınlayalım. “18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü İle İlgili Kompozisyon, Çanakkale Savaşı ile İlgili Kompozisyon” yazılarımız hakkındaki düşüncelerinizi yorumlar kısmında paylaşarak, yazımızı geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz. 18 Mart Çanakkale Zaferi SözleriEy şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz."Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum."- Gazi Mustafa Kemal Atatürk"Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın, Bu Toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir!"- Necmettin Halil Onan"Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber. Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber."- Mehmet Akif Ersoy"Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakati, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmanın taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir."- Alman Generali Liman Von SandersOnlar canlarını seve seve vermeye hazırdılar. Bu vatan için can verdiler. Sizleri unutmadık, Unutmayacağız… 18 Mart Çanakkale Şehitlerini Minnetle Yâd ediyoruz..Devletimiz, şehit yakını ve gazilerimizin bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olmaya devam edecektir. Şehitlerimizi anar zaferimizi kutlarız."Yaşamaz ölümü göze almayan. Zafer, göz yummadan koşana gider."- Faruk Nafiz ÇamlıbelÇanakkale Zaferi, vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık destanıdır."Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir."- Mustafa Kemal Atatürk18 Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir. Zaferiniz kutlu olsun…Dönmeyi hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Saygı ve minnetle şehitlerimizi anıyoruz."Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!"- Mehmet Akif ErsoyAtatürk'ün Çanakkale Zaferi İle İlgili Sözleri250 bin askerimizi şehit verdiğimiz bu topraklarda şehidin kanı vardır ve bu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Gelecek nesillere anlatılarak destanımızın yaşatılması ve bizim için canından vazgeçenler için bu vatanın korunması boynumuzun arası 8 metre. Yani ölüm muhakkak. 3 dakika önce gelen bölüğün tamamı şehit olmuş. Yeni gelenler bunu biliyor ve bir 3 dakika sonra kendisinin de şehit olacağının farkında ilerliyor. Ama ne ilerleme! Bir an bile sarsılma, durma, geriye bakmak yok. Okuma bilenler ellerinde Kur’an okuyor bilmeyenler Kelime-i şahadet getiriyor. Az sonra öleceğini bile bile gözünü kırpmadan şahadete gidiyor. İşte Çanakkale Savaşlarının zaferle sonuçlanmasını sağlayan şey milletimiz ve onun askerindeki bu yüce ve coşkuyla kutladığımız Çanakkale Zaferi’nin 106. yıldönümünde, bu güzel vatanımız için canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun…Geçemediler. Geldikleri gibi de gittiler. Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi, son sınıf öğrencilerinin tamamını Çanakkale’de şehit veren Kayseri Lisesi’nin ve daha nice okulların evlatlarını rahmetle, şükranla Devlet, Malazgirt’te başlayan, Miryokefalon’da adı konan, Çanakkale’de kıyama duran, Sakarya’da destanlaşan bir mücadeleyle yüz binlerce şehidin kanı karşılığında, elde ettiği kutsal vatan toprakları üzerinde yolcu bilmeden gelip bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir. Çanakkale zaferimiz kutlu dönüm noktası, vatan aşkının en kutsal fedakârlıklarının yaşandığı Çanakkale Zaferi’nin 103. yıl dönümünü kutluyor, bu şanlı günü bizlere kazandıran ecdadımızı saygı, minnet ve rahmetle yâd Zaferi, büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri dehasını tarih sahnesine çıkarmış ve aziz şehitlerimiz bizlere, istiklalimize kast edenlerin karşılarında “Çanakkale Ruhu’ nu bulacağını yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zo­runlu olduğunu anlıyorum. ChurchillEy şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle göğsüne namehrem eli değmesin diye bir gül bahçesine girer gibi alevlerin arasına atılan yiğitlerimizin ruhu şad olsun!Bir ulus ve vatan yaratan bu kutlu günde 18 Mart şehitlerini minnetle düvele karşı iman ve inancıyla Dur! diyen ve Çanakkale Zaferi’ni bizlere yaşatan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyoruz. Allah aynı inanç ve şuuru bizlere de nasip Zaferi'nin 107. yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve şehitlerimizi saygıyla ve minnetle Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un “Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! /Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.” ifadeleri ile nitelendirdiği kahraman şehitlerimizi ve gazilerimizi minnet ve şükranla Geçemezler, Geçemeyecekler… Hangi yüzyıl geçerse geçsin Mustafa Kemal Paşa Yolumuz, Çanakkale Ruhumuzdur!Tarih boyunca, hürriyet ve bağımsızlığına düşkünlüğüyle bilinen milletimiz; her türlü zorluğa karşı durmuş, kanı, canı pahasına mücadele vermekten Dünya Savaşı’nın en kritik aşamalarından biri olan Çanakkale Savaşları ve Türk Milletinin binlerce şehit vererek elde ettiği zafer, milletimizin kaderini ve dünya tarihinin akışını dönüm noktası, vatan aşkının en kutsal fedakârlıklarının yaşandığı Çanakkale Zaferi’nin 104. yıl dönümünü kutluyor, bu şanlı günü bizlere kazandıran ecdadımızı saygı, minnet ve rahmetle yâd 18 Mart 1915 yılında, yaşanan tüm olumsuzluklara ve yokluklara rağmen yüce milletimizin inancıyla, kararlılığıyla, canını ortaya koyduğu, yenilmez denilen devletlere diz çöktürdüğü destanın tarihinin akışını değiştiren, Çanakkale’yi dünyadaki geçilemeyen’ tek şehir yapan, vatan toprağına özgürlüğü, bizlere de barışı emanet bırakmış olan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106. Yıl dönümü sebebiyle yaptığım konuşmamı izlemeniz dileğiyle…Bugün ulu önder Atatürk’ün Yurtta Barış, Dünyada Barış ilkeleri doğrultusunda kendilerine tevdi edilecek vatan toprağını savunma görevine her an hazır olmak maksadıyla görevleri başında yitirdiğimiz şehitleri rahmetle ve minnetle Güzel Çanakkale Zaferi YazılarıDönemin en güçlü ordularına sahip işgalci devletlere karşı kazanılmış; “Çanakkale Geçilmez” gerçeğini tarihe altın harflerle yazdıran binlerce şehidimizin kanla yazdığı eşsiz bir sen yabancılara tarihin ebedî bir ihtarı halinde kalacaksın. Onlar senin ufuklarında daima “Tekin değildir” levhasını görecekler. Hüseyin Nihal Atsızİstiklâl uğrunda, namus yolunda şehid Mehmedin yattığı yerdir Çanakkale!Yedi düvele karşı iman ve inancıyla Dur! diyen ve Çanakkale Zaferi’ni bizlere yaşatan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve saygıyla vatanı ve mukaddesatı uğruna her türlü zorluğa göğüs geren şanlı ecdadımızın kahramanlık destanlarıyla doludur. İşte imanlı sinelerin Allah aşkıyla şahlandığı bu destanlardan biri de Çanakkale zaferi İmanın imkânı, ebabillerin filleri yendiği gündür… Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun…Ordu Yok! dediler, Kurulur! dedi. Para Yok! dediler, Bulunur! dedi. Düşman çok! dediler, Yenilir! dedi. Ve dediklerini yaptı. O, Atatürk’tü! 18 Mart Çanakkale Zaferi Kutlu yıl 18 Mart’ta kutladığımız Çanakkale Zaferi, tarihin o güne kadar tanık olmadığı muhteşem bir zaferdir. Bu zafer, kahraman askerlerimizin, dünya tarihine geçen bir kahramanlık ruhu; aziz milletimizin en zor zamanlarda her türlü meşakkate göğüs gerip fedakarlık yapması, büyük zaferler Hilâl’in gölgesinde bir millet emin yaşasın diye, imanını sed yapmış insanların, bu toprakları hangi duyguyla vatanlaştırdığını cihana haykırdığı yerin adı ve hesapsız adanmışlığın destanıdır. Canlarıyla bize bir Vatan bırakan ecdada rahmet olsun..Malazgirt’te Alpaslan’ın dilinde, Surlarda Ulubatlı’nın elinde, Çanakkale cihadının yılında; Zemin kan kırmızı, ay yıldızı ak, O mübarek bayrak, işte bu bayrak!Çanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu olsun."Çanakkale yenilgisinden 100 yıl sonra da ders çıkarmaya devam ediyoruz."- İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Tony RadakinÇanakkale Zaferi, vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış varlığımızı ve bağımsızlığımızı, Cumhuriyetimizi Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşı’nda yurdunu savunmak için şehit olanlara şuurla, bayrak nöbeti gibi nesilden nesile emanet edilen Çanakkale ve İstiklal ruhu, sırası gelene verdiği namus vazifesinde bir adım geri atmamakla hayatiyet altın harflerle yazılan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106. yıldönümünde milletimizin bu onurlu gününü kutluyor, kahraman şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden tüm gazilerimizi şükran ve rahmetle Zaferi, bütün zamanların ve ulusların dimağına tarihin asla silinmez mürekkebi olan kanla yazılmıştır ve Çanakkale Zaferi, namus, iman ve özgürlüğünü müdafaada taviz vermeyen bir milletin dayanmanın, tahammülün sınırlarını da zorlayan savaşının onur, tarihimizin ise iftihar Kemal Atatürk’ün bizlere inanarak emanet ettiği Aziz Türk milletimizin bu onurlu gününde Cumhuriyetimizin yaşatılmasının en büyük teminat Zaferimizin 104. yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Çanakkale Geçilmez diyen tüm şehitleri rahmet ve minnetle Zaferi zor şartlar altında binlerce şehit verilerek kazanılmış mukaddes bir zafer olarak tarihteki yerini almıştır. Bizlere böyle bir zaferin gururunu yaşatan şehit ve gazilerimizi şükranla anıyorum. Şehitlerimizin ruhları şad Deniz Zaferi’nin yıldönümünde, bize bıraktıkları mirasın ve verdikleri mücadelenin bilinciyle Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi rahmet ve saygıyla anıyor, gazilerimize şükranlarımı mukaddes vatanın en önemli kahramanlık destanlarından biri olan Çanakkale Zaferi aynı zamanda milletimizin yeniden şahlanışının miladı milleti Çanakkale’de elde ettiği üstün başarısı ile tüm dünyaya, bağımsızlığı ve vatan toprağı söz konusu olduğunda, karşısında hiçbir gücün duramayacağı mesajını en açık şekilde vatan savunmasının akıl ve iman gücüyle destana dönüştüğü, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı, bizim ve dünya için en önemli savaşlardan bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle tarih, gerek taarruz gerekse savunma savaşlarının başarılarıyla dolup taşan Türk kahramanlık tarihinin en onur verici, en parlak sayfalarından destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusu vardır. Çanakkale şehitlerimizi minnetle geçilmez! Türk milletinin Çanakkale’de elde ettiği zafer, bütün dünyaya verilmiş bir insanlık dersidir.“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sessizlik içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir”Çanakkale Zaferi ile İlgili Unutulmaz SözlerÇanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusu vardır. Çanakkale şehitlerimizi minnetle mukaddes vatanımızın korunması için canlarını veren şehitlerini ve gazilerini hiçbir zaman unutmayacak, onların bıraktıkları kutsal mirasa, vatanımıza ve bayrağımıza onurla sahip savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümünü kutlamanın ve kutsal vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu yaşıyorum."Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber. Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber."- Mehmet Akif Ersoy"Çanakkale Zaferi, Türk milletinin eski kudret ve kuvvetini muhafaza ettiğini, can çekişen bir imparatorluk içinde kahraman bir milletin varlığını meydana koydu."- General Fahri Belen"Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir."– Winston Churchill"Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum."- Winston Churchill"Asım’ın nesli. Diyordum ya. Nesilmiş gerçek İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."- Mehmet Akif Ersoy"Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarının başlangıcı ve ilk örneğidir."- Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo Miki"Bu Türk kıtaatının cesaret, metanet ve se’bat cihetiyle takdir ve senaya liyakati, her şüphenin fevkinde bulunmuştur. Donanmasının ateşiyle de, en müessir surette muavenet gören pek cesur bir düşmanın taarruzlarına karşı sayısız muharebelerde bu kıtaat mevkilerini muhafaza etmişlerdir."- Alman Generali Liman Von Sanders"Avrupa’da hiç bir asker yoktur ki, bu ifadenin altını çiziyorum, Türklerle mukayese edilebilsin. Almanların müdafaada gayet iyi oldukları kabul olunabilir. Fakat siperlerde onlar dahi Türklerle kıyas edilemez. Misal olarak Gelibolu’yu zikretmek isterim. Orada bizim gemi ateşlerimizle büyük zayiata uğrayan kıtalar, Türk olmasalardı. Yerlerinde kalamaz ve derhal değiştirilirlerdi. Halbuki Türkler, bütün muharebe müddetince yerlerinde kaldılar."- General Tawshend"Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın, Bu Toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir!"- Necmettin Halil Onan"Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!"- Mehmet Akif ErsoyHarpte iki meş’um uğursuz şey vardır. Bunlardan biri taş duvara körü körüne yüklenmek, diğeri kuvvetleri birtakım ayrı ve bağlantısız harekata dağıtıp körletmektir. Biz bu iki ahmaklığı yapmanın tehlikesiyle karşı karşıyayız. – İngiliz Başbakanı Asquith –"Çanakkale Savaşları, savaşa İngiliz bayrağı altında katılan Yeni Zelanda’nın uluslaşma sürecine çok önemli katkılarda bulunmuştur. 1915’te Yeni Zelandalılar, kimliklerini İngiliz İmparatorluğu içerisinde tanımlamaktaydılar ve bağımsızlık kazanmak gibi istekleri yoktu."- Yeni Zelandalı Prof. Dr. J. Phillips"Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir Hali kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedi yaptı."- Sami Paşazade Sezai"Çanakkale Boğazı’ndaki Türkler ve Almanlar da 18 Martı aralıksız takip eden sessiz günler, şaşkınlık ve sonra da, büyük bir sevinç uyandırdı. Moral, son derece yüksekti. Kaleler ve tabyalardaki hasar da kolaylıkla giderilmiş olmakla beraber, ağır bataryaların cephane durumu ciddiyetini koruyordu."- Robert Rhodes JamesÇanakkale Zaferi MesajlarıÇanakkale Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir. Bu tarih, gerek taarruz gerekse savunma savaşlarının başarılarıyla dolup taşan Türk kahramanlık tarihinin en onur verici, en parlak sayfalarından biridir. Sevinç ve coşkuyla kutladığımız Çanakkale Zaferi'nin 98. yıldönümünde, bu güzel vatanımız için canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun...Çanakkale’de ortaya konulan mücadele ve kazanılan zafer eşsiz bir destandır. Bu destanı yazan Mehmetçiklerimizi, gazilerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle Zaferi; vatan topraklarını korumak için şahlanan Türk ulusunun muhteşem bir destanıdır. Dönemin en güçlü ordularına sahip işgalci devletlere karşı kazanılmış; “Çanakkale Geçilmez” gerçeğini tarihe altın harflerle yazdıran binlerce şehidimizin kanla yazdığı eşsiz bir tarihtir. Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü’nde; bir kahraman olarak ölümsüzleşen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, Çanakkale Zaferi’ni ulusça kutlamanın kıvancı içerisinde sevgi ve saygılarımı ile İlgili Ayetler "Allah, mü’minlerden mallarını ve canlarını, onlara verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Onlar, Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Allah üzerine hak bir vaattir…"- Tevbe, 111"Kim Allâh’a ve Rasûl’e itâat ederse, işte onlar, Allâh’ın kendilerine nîmet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaştırlar."- Nisâ, 69"Allah yolunda hicret edip sonra öldürülen yahut ölenleri hiç şüphesiz Allah güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Şüphesiz Allah, evet O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."- Hac, 58"O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz."- Nisâ, 74"Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir."- Ahzâb, 23"De ki Bizim için siz, şehitlik veya zafer olmak üzere ancak iki güzellikten birini azabı bekliyoruz. Haydi bekleyedurun. Şüphesiz biz de sizinle birlikte beklemekteyiz."- Tevbe, 52Şehitlik ile İlgili Başlıca Hadisler"Ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, hiçbir seriyyeden geri kalmaz, hepsine katılırdım. Allah yolunda şehit olmak, sonra diriltilip tekrar şehit olmak yine diriltilip tekrar şehit olmak isterdim."- Buhârî, Îman, 26; Müslim, İmâre, 103, 107"Her kim, bugün düşmandan yüz çevirmeyip sebât eder, şehit düşerse, Cenâb-ı Hak elbette onu cennete koyacaktır. Bugün şehit olanlara Firdevs Cenneti hazırdır. Hücûm ediniz, hamle ediniz!"- İbn-i Hişâm, II, 267-268"Şehitliği gönülden arzu eden bir kimse, şehit olmasa bile sevâbına nâil olur."- Müslim, İmâre, 156"Allah yolunda öldürülen şehittir; Allah yolunda ölen şehittir; bulaşıcı hastalıktan ölen şehittir; ishâlden ölen şehittir; boğularak ölen şehittir."- Müslim, İmâre, 165; İbn-i Mâce, Cihâd,1718 Mart Şehitler Günü Şiirleri, Çanakkale Zaferi ŞiirleriDur YolcuDur yolcu, bilmeden gelip bastığın,Bu toprak, bir devrin battığı de kulak ver, bu sessiz yığın,Bir vatan kalbinin attığı yerdir!.Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda,Gördüğün bu tümsek Anadolu'ndaİstiklal uğrunda, namus yolunda,Can veren Mehmed'in yattığı yerdir!Bu tümsek, koparken büyük zelzele,Son vatan parçası geçerken ele,Mehmed'in düşmanı boğduğu sele,Mübarek kanını kattığı yerdir!...Düşün ki haşrolan kan, kemik, etinYaptığı bu tümsek, amansız, çetin,Bir harbin sonunda bütün milletin,Hürriyet zevkini tattığı yerdir!...Necmettin Halil Onan***Zafer TürküsüYaşamaz ölümü göze almayan,Zafer, göz yummadan koşana kanının alı çalmayan,Gözyaşı boşana boşana gider!Kazanmak istersen sen de zaferi,Gürleyen sesinle doldur gökleri,Zafer dedikleri kahraman peri,Susandan kaçar da coşana yolda herkes bir, ey delikanlı,Diriler şerefli, ölüler şanlı!Yurt için dövüşen başı dumanlı,Her zaman bu şandan, o şana Nafiz Çamlıbel***Zindandan Mehmed'e MektupZindan iki hece, Mehmed'im lâfta! Baba katiliyle baban bir safta! Bir de, geri adam, boynunda yafta... Halimi düşünüp yanma Mehmed'im! Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim! Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli, Kırmızı tuğlalar altı köşeli. Bu yol da tutuktur hapse düşeli... Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak. Ne ayak dayanır buna, ne tırnak! Bir âlem ki, gökler boru içinde! Akıl, olmazların zoru içinde. Üstüste sorular soru içinde Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu? Buradan insan mı çıkar, tabut mu? Bir idamlık Ali vardı, asıldı;Kaydını düştüler, mühür gitti, birkaç günlük kalan, boynu bükük ve sefil; Bahçeye diktiği üç beş karanfil... Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzât'! Çatık kaş.. Hükûmet dedikleri zat... Beni Allah tutmuş, kim eder azat? Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem... Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem! Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil; Sayım var, maltada hizaya dizil! Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!İnsanlar zindanda birer kemmiyet; Urbalarla kemik, mintanlarla et. Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat; Zift dolu gözlerde karanlık kat kat... Yalnız seccâdemin yününde şefkat; Beni kimsecikler okşamaz mâdem; Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem! Çaycı, getir, ilâç kokulu çaydan! Dakika düşelim, senelik paydan! Zindanda dakika farksızdır aydan. Karıştır çayını zaman erisin; Köpük köpük, duman duman erisin! Peykeler, duvara mıhlı peykeler; Duvarda, başlardan, yağlı lekeler, Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler... Duvar, katil duvar, yolumu biçtin! Kanla dolu sünger... Beynimi içtin! Sükût... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar; Tek nokta seçemez dünyadan nazar. Yerinde mi acep, ölü ve mezar? Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz? Güneşe göç var da, kalan biz miyiz? Ses demir, su demir ve ekmek demir...İstersen demirde muhali kemir, Ne gelir ki elden, kader bu, emir... Garip pencerecik, küçük, daracık; Dünyaya kapalı, Allaha açık. Dua, dua, eller karıncalanmış;Yıldızlar avuçta, gök bir tarla, hep yoncalanmış...Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu;İplik ki, incecik, örer boşluğu. Ana rahmi zâhir, şu bizim koğuş;Karanlığında nur, yeniden doğuş...Sesler duymaktayım Davran ve boğuş!Sen bir devsin, yükü ağırdır devin! Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin! Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte! Ölsek de sevinin, eve dönsek de! Sanma bu tekerlek kalır tümsekte! Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!Necip Fazıl Kısakürek***ÇanakkaleSavaşmak için değil koşmaları Şehit olmaya koşuyor her biri Boşuna değil coşmalarıOnları coşturan aziz milleti Askerler neredeyse kucaklaşacak Siperler o kadar yakın ki kendilerine Mermiler geçecek delik bulacak Çarpmamak için birbirine Atam çelik gibi bakıyor düşmana Sıkıysa gelin alın toprağımızıArkası sağlam, bakmıyor arkasına Dalgalatarak geliyor yiğitler bayrağımızıHaykırışlar, feryatlar, nidalara karışmışKurşun yarası bile hissetmezler Kader, Mehmed’ime ölmek yazılmışBu koca yürekler asla pesetmezler Saçılmış tohum gibi ölü bedenler Birbiri üstüne yatıyor mehmetler Sulanmış kanlarla topraklar, tepeler Çıkacak, yeşerecek ağaçlar, verecek meyveler- Muhterem Aslan18 Mart ÇanakkaleBu vatan uğruna binlerce mehmet Çanakkalede bircan olduğu gündür Anafartalarda conk bayırında Binlerce çiçegin solduğu gündür Ne silah ne bomba kar etti bize Mehmetcik önünde çöktüler dize Düşman ordusunu döktük denize Derelerin kanla dolduğu gündür Pınarlar kan akar damla içilmez Yiğidin şanına kıymet biçilmez Dünya duysun çanakale geçilmez Zafer türküsünün çaldığı gündürİki yüzelli bin şehit kanı var burda Aziz ecdadımın canı var burda Yüce milletimin şanı var burda Dünyaya namını saldığı gündür Medeniyet diyen batı güçleri Hile aldatmaca asıl işleri Birkezdaha boşa çıktı düşleri Aslan pençesinde kaldığı gündür Koca seyit mehmet çavuşumuz var Cihanı düşmana eylediler dar Coşkunoğlu bize tek vatandır yar Düşmanın dersini aldığı gündürOzan Erol Coşkunoğlu***Mehmedim Devleşiyor Çanakkale'deBir karabulut sarmış Çanakkale'yi, Kiniyle, nefretiyle düşman Çanakkale'de. Sığınmış da topunun, tüfeğinin ardına, Lâkin yüreksiz gelmiş, titrer Çanakkale'de. Yıkar mı sandın güllelerin Mehmetçiği? Mehmedim şahlanıyor Çanakkale'de. Battıkça zırhlıları boğazın serin sularında, Düşman çare arıyor Çanakkale'de. Sular azgın, toprak gürlüyor, Patlayan güllelerle kıyametler kopuyor. Bir vatan evladı topraktan çıkıyor, Koca Seyit haykırıyor, Çanakkale'de. Tümenlerle geliyorlar, binlerle. Seddülbahir kan ağlıyor hem denizlerde. Her şey tamam denilen yerde, Yahya Çavuşlar kükrüyor siperlerinde. Hiç zincir vurulur mu bu yüce millete? Sanır mısın ki alırsın sen onu esarete. Hayâsızca atılırken düşman ileriye, Süngüsü çarpıyor bir aslan Mehmet'e. Bir zamanlar gelinciklerin açtığı sarp yamaçlarda, Kızıla boyanmış toprak var şimdi oralarda. Gökyüzüne uçuşan kollar, bacaklar ve parmaklarla, Mehmedim devleşiyor Çanakkale'de. Son bir ümitle saldırırken hayâsızca düşman, Ele geçirerek tepeleri,İnmek için Marmara'ya. "Siper al asker!" diye bir ses gürlüyor, Mustafa Kemaller yükseliyor Çanakkale'de. Ne cesaret geldiniz ey gafiller siz Anadolu'ya, Siz ki güvendiniz onca makinanıza, topunuza. Lâkin almakta geç kalmadınız cevabınızı,Anladınız bu vatan kanla Mehmetçiğin kanı vatan demek, Ebedi bağımsızlık demek, Haydi size uğurlar ola... - Metin Korkmaz***Çanakkale Geçilmez- Çanakale DestanıBir millet dirilmişti, tek parola vatandıMasmavi olan deniz, al kanlara boyandıEtten kale ördüler hepsi taze civandıMuharebe meydanı, sanki döndü mahşere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafere Topraklar dile gelse, ah konuşsa şu taşlar Nidalarda tekbirler, gökte ağladı kuşlar Kol bacaklar kopmuştu, yerde vücutsuz başlarŞahadete ermişti, kan dolmuştu miğfere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafereİman gücü göğsünde, koca Seyit onbaşıSürdü ağır gülleyi, düşmanın bitti işi Muzaffer ordumuzun, onurla dikti başı İnanmış cengaverler, indi yattı sipere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafere Nusrat mayın gemisi, mayın döşedi vurdu Yedi düvel saldırdı, lakin pes etti durduİngilizler şaşkındı, şahlandı bizim ordu Çünkü büyük bir görev, verilmişti nefere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafere Anafartalar yandı, artık kalmadı mecal Akan şehit kanına, göklerde indi hilal Atam emir vermişti, ya ölüm ya istiklalİki yüz eli üç bin, şehit girdi makbere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafere Artık şanlı ordumuz, başarıyı tatmıştıDüşmanın gemileri, birer birer batmıştıAnzaklar çaresizdi, Fransızlar bitmişti Mehmetçiğimin ünü, ulaştı bin bir yere Çanakkale geçilmez koştuk büyük zafere Kevseri der kurtardı, yardım eyledi AllahŞefaat kani lütuf, eylesin Resulullah Artık zafer bizimdi, şükür elhamdülillah Bir tarih yazılmıştı, tek tek geçti deftere Çanakkale geçilmez, koştuk büyük zafere - Âşık Kevseri***Çanakkale Türküsü SözleriÇanakkale içinde aynalı çarşı,Ana ben gidiyom düşmana karşı,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale içinde bir uzun selviKimimiz nişanlı, kimimiz evli,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale içinde bir kırık testiAnalar babalar ümidi kesti,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale elinde toplar kuruldu,Vay bizim uşaklar orda vuruldu,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale üstünü duman bürüdüOn üçüncü fırka harbe yürüdü,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale içinde vurdular beniÖlmeden mezara koydular beni,Off, gençliğim eyvah!Çanakkale Zaferi Ne Zaman?1. Dünya Savaşı sırasında açılan, en büyük önem sahibi olan Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden 3 Kasım 1914- 9 Ocak 1916 tarihleri arasında süren savaşlar Çanakkale Savaşı olarak adlandırılıyor. Merkezi olarak adlandırılan İtilaf devletlerinin Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak ve Rusya Federasyon’una yardım göndermek için Çanakkale Boğazı’nda yaşanılan bu savaş ,1. Dünya Savaşı’nın en önemli askeri faaliyetidir. Bu cephe hayati bir önem taşıyordu. 17 Mart 1915’te yapılan plana göre mayınları temizlenilen boğazın aşağı kesimlerine bütün savaş gemileriyle gelinmiş ve boğazı zorlanacaktı fakat aynı günün akşamı Türk donanmasına mensup, Yüzbaşı Hakkı Bey kumandasındaki Nusret Mayın Gemisi’nin Karanlık Liman bölgesini tekrar mayınlanması kaderi Mart 1915 sabahı boğaza giren İngiliz ve Fransız gemileri Boğaz'ın iki tarafında açılan silahlarla büyük kayıplara uğrayarak geri çekildi. Böylece Çanakkale geçilmez oldu. Bu uğurda 250 binden fazla askerimizi kaybettik. 18 Mart Çanakkale Zaferi Anma ve Şehitler Günü olarak anılır. Ülkemizde 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitler Günü olarak kutlanmaktadır. Birinci dünya savaşında elde edilen büyük başarının en önemli örneğidir. 18 Mart, Türk milletinin atalarına bir adım daha yaklaşması ve bizim o dönemi daha iyi anlamamız için önemli bir gün. Her 18 Mart’ta şehitlerimizi anmak için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Çanakkale gezileri düzenlenerek tarihimizin dönüm noktalarından biri için farkındalık yaratılmaya çalışılıyor. 18 Mart Çanakkale Zaferi, bu ülkenin bütünlüğü ve bekası için çok önemli bir zaferdir. Bu zaferle birlikte artık bu topraklarda kendimiz olarak yaşıyoruz. Bu yüzden sizler için 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili yazı ve kompozisyon örnekleri hazırladık. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili Kısa Yazı ve Kompozisyon Bilgileri Çanakkale Zaferi’nin kazanıldığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı’nın gerek askeri gerekse siyasi yönden en önemli olaylarının yaşandığı cephedir. Çanakkale Savaşları Ekim 1914’te Çanakkale Boğazı dışında ve girişindeki savunma hatlarının İtilaf Devletlerine ait donanma gemileri tarafından bombalanması ile başlayıp, Ocak 1916’da Kumkale ardından Gelibolu Yarımadası’ndan işgal kuvvetlerinin çekilmesi ile sona eren Kara ve Deniz Muharebelerini kapsayan bir bütündür. Çanakkale Zaferi, XX. Yüzyıl başlarında I. Dünya Savaşı’nın seyrini yönlendiren ender rastlanan deniz ve kara muharebeleri ile dolu en büyük başarılardan biridir. Dünya tarihinin en kanlı savaşlarından birinin yaşandığı Çanakkale Cephesi, Birinci Dünya Savaşı süresince Osmanlı Devleti’ne karşı açılan sonuçları ve seyri bakımından en önemli cephedir. Gelibolu Yarımadası, Çanakkale Boğazı ve Saros Körfezi arasında uzanan, Ege ve Marmara denizi arasında kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan en dar yeri olan Bolayır ile Trakya’ya bağlanan bölge Gelibolu yarımadasıdır. Çanakkale Boğazı ile Ege Denizi ve Saros körfezi arasında uzanan yarımada 95 km uzunluğunda, 6 ile 25 km arasında değişen genişliğe sahiptir. Gelibolu Yarımadası’nın kendine has coğrafi özellikleri Çanakkale Zaferinin kazanılmasında önemli bir faktör olmuştur. Az yükseltiye sahip yarımada aynı zamanda dik yamaçlara sahipken, koyları, kumsalları ve ormanlık tepeleri ile savaşın gidişatında rol oynamıştır İstanbul Boğazı ile beraber Türk Boğazı olarak bilinen Çanakkale Boğazı, eski kara kütlelerinin merkezinde yer alır. Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin bu boğazlar üzerinden Akdeniz’e açılıyor olmaları Çanakkale Cephesi’nin en önemli açılma sebeplerinden biridir. Yaklaşık olarak 68 kilometre uzunluğunda olan Çanakkale Boğazı 1400 metre ile 7900 metre arasında değişmekte olan bir genişliğe sahiptir. Çanakkale Boğazı’nı donanma gücü ile geçme Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentini ele geçirme isteği sadece I. Dünya Savaşı sırasında ortaya çıkan bir düşünce değildir. 15- 19 yy.’lar arasında bu fikir birçok defa düşünülmüştür. 1915 yılı birçok defa düşünülen bu teşebbüsün uygulamaya konulduğu dönemdir. Dünya denizlerini Karadeniz’e bağlayan Boğazlar ticaret, ulaştırma ve askeri açıdan pek çok avantajı da beraberinde getirir. Çanakkale Boğazı İstanbul’un savunulması için son derece önemli bir konumda yer almaktadır. I. Dünya Savaşı’nın en kritik çarpışmalarının yaşandığı cephe olan Çanakkale Cephesi siyasi ve askeri yönden en önemli teşebbüs olmasının yanı sıra bu cephede yaşanan muharebeler şüphesiz ki Türk askeri için gerçek bir vatan savunması olmuştur. Savaş zaferle sonuçlanmış ve Türk tarihine adını 18 Mart Çanakkale Zaferi olarak yazdırmıştır. Nusret Mayın Gemisi, 18 Mart Çanakkale Zaferinde en önemli rollerden birini üstlenmiştir. Tophaneli Hakkı Bey’in kaptanlığını yaptığı Nusret Mayın Gemisi 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece mayın uzmanı Binbaşı Nazmi Bey komutasında 26 adet mayını Çanakkale Boğazı’nın sularına kıyıya paralel gelecek şekilde bıraktı. Döşenen bu mayınlar 18 Mart gününe kadar İtilaf devletlerine ait uçaklar ve mayın arama birlikleri tarafından fark edilmedi. Taarruz başladıktan bir süre sonra İtilaf devletlerine ait 3 müttefik donanma gemisi boğaza paralel olarak döşenmiş mayın hatlarına çarparak battı. 25 Nisan günü Yarbay Mustafa Kemal 19. Tümen Komutanı olarak görev yapmaktaydı. Çıkarmanın ilk günlerinde Arıburnu bölgesine yapılan saldırıda inisiyatif kullanarak önemli bir sorumluluk almış, birlikleri ile Conkbayırı civarında düşmanı karşılamıştır. Çanakkale Cephesi’ nde başarıya ulaşmak için bütün güçleri ile saldıran İtilaf Devletleri hava saldırıları da düzenlemiştir. İngiliz Hava Kuvvetleri’ne ait uçaklar sadece savaş alanlarını bombalamak ile yetinmemiş, sivil yerleşim yerlerini, camileri, hatta hastaneleri bombalayıp çok sayıda masumun hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Çanakkale Zaferi, Osmanlı Devleti’nin Balkan Savaşları sonrasında kaybettiği prestijini hem ülke içerisinde hem de dünya genelinde yeniden kazanmasını sağlamıştır. Çanakkale Zaferi, toplamda 433 gün devam eden kara ve deniz muharebeleri, tarihe İtilaf Devletleri adına büyük bir mağlubiyet ve prestij kaybı, Türkler adına ise, tarihte emsali olmayan bir zafer olarak geçmiştir. Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in 1915 Ağustos ayında Conkbayırı’nda askerleriyle birlikte yapmış olduğu süngü taarruzu sonrasında büyük bir direniş göstererek düşman askerlerini geriye püskürtmesi dönüm noktası olmuş, askerlere güven gelmiş, savaşın seyri değişip Çanakkale Zaferi’nin kazanılmasını sağlamışlardır. 18 Mart Çanakkale Zaferi 18 Mart Çanakkale Zaferi ile İlgili Kısa Yazı 18 Mart Çanakkale Zaferi, Anadolu halkının belki de en büyük zaferi; ama aynı zamanda yaşadığı en büyük acıdır. Tarihimize büyük bir zafer olarak geçse de yüreklerimizde büyük bir hüzün bıraktı. Bu kutlu mücadele uğruna Çanakkale’de 250 bin şehit verdik. Çanakkale toprakları çeyrek milyon şehidin kanıyla sulandı. Birçok çocuk yetim kaldı, birçok kadın dul kaldı ve birçok anne çocuksuz kaldı. Herkesin kalbine bir kor düştü. Aradan yüzyıllar geçse de sönmeyecek bir korku… Acısının hiç dinmeyeceği korkusu. Düşman bir olmuştu, Çanakkale’yi geçecekti. Ama kolay mı? “Çanakkale geçilmez!” diyen askerlerimizi ezmek, Anadolu topraklarına göz dikmek bu kadar kolay mı? Tabii ki basit değil ve olmadı. Düşmanın coşkusu mahsulde kaldı. Toprağımızda kötü niyetli kirli eller bir bir geri çekilmeye başladı. İnsanlarımız bir kez yola çıktı. Geri dönüş yoktu. Ölmek vardı, dönmek yoktu.. Belki birçok askerimiz şehadet şerbetini içti; ama bizim kutsal topraklarımız, namusumuz, onurumuz ve vatanımız kaldı. Bugün özgürlüğün ve bağımsızlığın tadını çıkarıyorsak, bu, ölümü göze alıp yiğitçe savaşan askerlerimizin yani vatanımızı koruyan yiğit direnişçilerimizin sayesindedir. Çanakkale azmin, fedakarlığın ve şerefin zaferidir. Bağımsızlığın ve özgürlüğün, direnişin zaferidir. Atalarımıza ne yaparsak yapalım onların hakkını ödeyemeyiz. Bu yüzden onların kemiklerini sızlatmayacak şekilde yaşamalı, bizlere bıraktıkları toprak, bayrak, vatan gibi kutsal değerleri kanımızın son damlasına kadar korumalıyız. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili Kompozisyon Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren önemli muharebelerden biridir. Hedeflerine en kısa ve kolay yoldan ulaşmak isteyen İtilaf Devletleri, Çanakkale’yi geçip müttefiklerine yardım etmek istediler. Ancak Türk ordusu buna izin vermedi. Çanakkale Savaşları’nın zaferi, Anadolu’daki direnişi daha güçlü ve daha sadık hale getirdi. Ülkenin her yerindeki her vatandaş düşmanı püskürtmek için çok çalıştı ve savaştı. Sonunda, bu topraklar düşmandan temizlendi. Anadolu halkının tamamı vatan topraklarının kurtuluşuna katkıda bulunmuştur. O dönemde tam bir İslam birliği vardı ve bu topraklarda yaşayan Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Azeri fark etmeksizin her etnik güruh üzerine düşeni en iyi şekilde yaptı. Anadolu insanı en kritik anda kardeş olmayı ve birlikte mücadele etmeyi bildi ve büyük zaferlerle ödüllendirildi. 18 Mart Çanakkale Zaferi ile İlgili Yazı ve Kompozisyon Çanakkale Savaşı, tarihe unutulmaz bir damga vurmuş; inancın nasıl güçlü bir kale olduğunu gösteren, az rastlanır bir mücadelenin zaferidir. Anadan, yârdan, evlattan geçip vatan diye diye can verenlerin kanıyla yazdığı bir destandır Çanakkale. Hakk’ın batılı, birliğin ayrılığı yendiği zor bir imtihandır Çanakkale. Kimi Erzurumlu, kimi Konyalı, kimi Ardahanlı, kimi Urfalı sayısız kaç yiğidin omuz omuza savaşarak yazdığı tarihtir Çanakkale. Önündeki arkadaşının ölümünü görüp onun düştüğü yere -sadece bir dakika sonra öleceğini bildiği hâl de- geçen ve gözünü kırpmadan vazifeye atılan askerdir onlar. Ölüme atılan asker! Âkif’in de dediği gibi “Bedr’in aslanları ancak senin kadar şanlı idi.” “57. tümen…” nur içinde yatıyorsun şüphesiz. Şahadet şerbetini içmelerine belki de sayılı saatler kala, derede çamaşırlarını yıkayan ve sebebini soran komutanına da “Allah’ın huzuruna kirli esvap ile mi çıkayım?” diyen bu tümen, imanın ve teslimiyetin insana dönüşmüş şeklidir mutlaka. “Ben size savaşmayı değil; ölmeyi emrediyorum” emrini verecek ne başka bir komutan gelmiştir bu dünyaya ne de bu emre uyacak başka bir millet. Türk milletini kolay lokma sanıp Fatih’in kır atını sürdüğü bu kutsal toprakları ele geçirmek isteyen Haçlı zihniyetine atılmış son tokattır Çanakkale. Niye geldiklerini bile bilmeyen Anzak erlerine bile yardım elini uzatmaktan çekinmeyen ve onları da bağrına basan kardeşliğin zaferidir Çanakkale. Bir gözünü kaybettiği hâl de diğer gözüyle savaşan, bir bacağını kaybedince diğer bacağıyla koşan, mermileri üzüm taneleri gibi toplayan, göğsüyle siper olan, kanıyla toprağa can katan yiğitlerin arşa yükseldiği yerdir Çanakkale. Ölümü de öldüren kahramanlar; göğsü siper, canı süngü olanlar şimdi gömsek de sığmayacakları tarihte izliyorlar bizi. Bir silahları olsaydı onların eğer; içimizdeki ayrılıkları, kardeşi kardeşe kırdıranları, bize bizi unutturanları vururlardı şüphesiz şimdi… Çünkü onlara savaşı kazandıran ruhlarındaki birlik ve dirlikti. Onlar bir millet olmanın bilincine varmış, bu ruh ile yenmişlerdi düşman askerlerini. Bir sancak altında kara kışlarda yem etmemişlerdi vatanı kurda, kuşa. Vatan aşkıyla 257 kiloluk bombayı tek başına kaldıran Koca Seyit’in namluya sürdüğü mermi gideceği yeri de biliyordu. Elizabeth Gemisi’ni ikiye ayıran o top Çanakkale Zaferi’nin özetiydi âdeta… Şimdi bizler aynı gücü yüreğimizde hissederek ruhu şad olur şehitlerimizin. Bastığımız toprağın üstünden çok, altında yatanların canlı olduğunu anlarsak kıyamayız bu toprağın tek bir taşına. Şimdi fark edersek damarlarımızdaki asil kanı neslimiz hür yaşar ebediyen… Yağan yağmurun altında aynı şemsiye ile korunup açan güneşin altında aynı çiçekleri koklarsak “Asım’ın nesli” oluruz ancak… Haykırıyorum hepimizin adına, Ben Kara Fatma! Ben Nene Hatun! Ben Lapsekili İbrahim! Ben Fatih! Ben Mehmet! Ben Hasan! Ben Mustafa Kemal’im karlarda yatan… Zeynep Çağla Kumru 18 Mart Çanakkale Zaferinin Ölümsüz Kahramanları Osmanlı Devleti son demlerini yaşıyordu. Asırlar boyunca dünyaya hükmetmiş koca çınar yorulmuş, yaşlanmış, yok olmak üzeriydi. Üst üste kaybedilen savaşlar savaşlar Osmanlı’yı yıkılma noktasına getirmişti. Bu şartlar altında teknolojik olarak çok üstün itilaf devletleri Çanakkale Boğazına dayanmıştı. Boğazı geçip Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’u işgal edip Osmanlı’yı sömürge bir devlet yapmak istiyorlardı. Üst üste kaybedilen savaşlardan yorgun bitkin, düşmüş Türk milleti ne pahasına olursa olsun vatanına düşmanın ayak basmasına mani olacaktı. Boğaza dayanmış, çağının en büyük, en modern donanmasına varıyla yoğuyla karşı koyuyordu Türk askeri. Düşmanın yoğun bombardımanı karşısında toprağı kanıyla suluyordu. Mevzide kalan son asker canını verene kadar, kimse görev yerini terk etmiyor, tüm gayretiyle karşılık veriyordu. Boğazı geçeceğinden emin donanma, bir bir gemilerini kaybediyor. Hiç beklemediği insan üstü direniş sebebiyle filosunun büyük bir kısmını boğazın derin sularında bırakıp, geri çekilmek zorunda kalıyordu. Denizden geçişin olmadığını anlayıp, bu sefer onlarca milletten topladıkları yüz binlerce askerle Geliboluyu karadan ele geçirmek için saldırıyorlardı. Mehmetçik düşmana geçit vermemek için canını hiçe sayıyor, gözünü kırpmadan ölüme yürüyor. Ölsem de düşmana geçit vermem diyordu. Binler Çanakkale’ye akıyordu. Analar evlatlarını, genç kızlar sevdiklerini, mektepler talebelerini bir bir cepheye uğurluyorlardı. Giden dönmüyordu bir daha. Liseler mezun vermiyordu o sene. Hepsi kanla yazılmış kaderlerini yaşıyorlardı. Ancak vatanını, milletini korumak için hiç çekinmeden canlarını feda ediyorlardı. Tarih bir liderin doğuşuna tanıklık ediyor. Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışını izliyordu. Türk askeri göğüs göğüse savaşıyor, kanıyla, canıyla çarpışıp düşmanı yeniyor, Türk milletinin makus talihini değiştiriyordu. Mustafa Kemal’in ışığı parlıyor, Türk milleti benliğini tekrardan hatırlıyor, karanlık bir geceden aydınlık bir sabaha uyanıyordu. 18 Mart Çanakkale Zaferini kutluyordu vatan. 18 Mart Çanakkale ile İlgili Kısa Yazı 18 Mart ülkemiz açısından bir dönüm noktası olmuştur. Bu destansı mücadelenin kalıntıları halen Çanakkale’de bulunur. Öyle bir mücadeledir ki bu, havada mermiler çarpışmıştır. Birçok askerimiz şehit olmuş, birçoğunun ise gazi olarak hayatına devam etmesine sebebiyet vermiştir. Çanakkale savaşı, başta Mustafa Kemal olmak üzere kahraman askerlerimizin düşmana dur dediği mücadeledir. Canı pahasına Çanakkale’yi savunan kahramanlarımız “Çanakkale geçilmez” düşüncesini sonuna kadar sürdürdü. Böylelikle Çanakkale geçilmedi ve milletimiz şanlı bir zafer kazandı. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin önemini ve milletimiz için ne anlama geldiğini ifade eden 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili kısa yazı örneği 18 Mart Çanakkale Zaferi, tüm dünyaya; yayılmacı ve sömürgeci güçleri yenebildiğiniz sürece inançla mücadele edilmesi gerektiğini, bir milletin uyanıp harekete geçmesi için sarsılmaz bir inanca ihtiyacı olduğunu gösterdi. Çanakkale her zaman bir destan, bir kahramanlık hikayesi olarak anılır. Savaşın olduğu bu kadar küçük bir toprak parçasında şehitlik şerbeti içen bu kadar çok şehidimiz olduğunu düşünün. Bu millete ait bir insan olarak titriyorum. Üzgünüm ama aynı zamanda gururluyum. Bir millet bir araya geldiğinde ve başında büyük bir komutan olduğunda ölümü bile göze alabilecek bir başarıya ulaşabileceğine olan inancı anlayabiliyorum. Tüm insanların sadece bu milletin bir ferdi olarak değil, insan olarak kardeş olduklarına inanıyorum. Bunu savaşların saçma ve aptalca olduğuna inanan biri olarak yazıyorum. Vatanını korumak dışında yapılan tüm savaşların insanlığa karşı suç olduğuna inanan biri olarak Çanakkale’de kahramanca savaşanları, özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ü korumak pahasına canını tehlikeye atanları düşününce hâlâ gururla titriyorum, evet üzülüyorum ama bir yandan da gurur duyuyorum. 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin önemi Bu olayın önemini anlamak için Çanakkale’yi kaybettiğimizi düşünelim. Müttefiklerimizden çok önce teslim olurduk. Her türlü anlaşmayı koşulsuz kabul etme ve belki de kurtuluş savaşını yürütme gücümüz olmazdı. Rusya savaşa devam edecek ve Anadolu topraklarının her karışı yabancı devletlerin eline geçecekti. Çanakkale öyle bir destandır ki, Kurtuluş Savaşı’nın önsözü olmuştur. Halkımız, askerimiz, yani herkes Çanakkale’deki İstiklal Harbi inancını görmüş ve bir kere yeneriz, yine yeneriz fikrini benimsemiştir. Bir sonraki makale 23 Nisan Kompozisyon Çanakkale ile İlgili SözlerDur yolcu bilmeden gelip geçtiğin bastığın bu toprak bir devrin battığı dar gelmeyecek makberi kimler kazsın. Gömelim gel seni tarihe, desem Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir. Zaferiniz kutlu olsun."Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir."- AtatürkEy şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamlısı olan Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününü idrak Zaferi, vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Saygı ve minnetle şehitlerimizi anıyoruz. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz."Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!"- Mehmet Akif ErsoyTürk milletinin Çanakkale’de elde ettiği zafer, bütün dünyaya verilmiş bir insanlık bizden vatan razı olacak! Nefer şehit, ordu gazi olacak."Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir."- Winston ChurchillDur yolcu bilmeden gelip geçtiğin bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir."Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşlarının başlangıcı ve ilk örneğidir."- Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo Miki"Asım’ın nesli. Diyordum ya. Nesilmiş gerçek İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek."- Mehmet Akif Ersoy"Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum."- Winston ChurchillDevletimiz, şehit yakını ve gazilerimizin bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olmaya devam edecektir. Şehitlerimizi anar zaferimizi Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu Zaferi Sözleri"Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın, Bu Toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir!"- Necmettin Halil OnanÇanakkale Zaferi; vatan topraklarını korumak için şahlanan Türk ulusunun muhteşem bir destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusu vardır. Çanakkale şehitlerimizi minnetle Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu geriye bu topraklar, bu vatan. 18 Mart şehitleri anma gününü saygıyla bir imanın, muazzam bir azmin ve sarsılmaz bir kararlılığın timsali olan bu zaferin 102. yıl dönümünü kutlarken, bu uğurda canlarını vermiş şehitlerimizin mukaddes hatıraları önünde saygıyla ve sevgiyle mukaddes vatanımızın korunması için canlarını veren şehitlerini ve gazilerini hiçbir zaman unutmayacak, onların bıraktıkları kutsal mirasa, vatanımıza ve bayrağımıza onurla sahip zaman gönlümüzde yaşayacak aziz şehitlerimiz ve gazilerimizin kahramanlıklarla dolu hatıraları, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere inanarak emanet ettiği Cumhuriyetimizin yaşatılmasının en büyük teminatı olacaktır. Çanakkale Zaferiniz kutlu olsun aziz şehitlerimizi minnetle şehit yakını ve gazilerimizin bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olmaya devam edecektir. Şehitlerimizi anar zaferimizi Zaferi’nin 106. yıldönümünü kutluyor; bugünlere ulaşmamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatanın bölünmez bütünlüğü ve Türk milletinin huzur ve güvenliği için hayatlarını feda etmekten çekinmeyen aziz şehitlerimizi minnet ve saygıyla topraklarımızı vatan yapan aziz şehitlerimizi saygıyla Zaferi, vatanseverlik, fedakârlık, cesaret gibi yüksek faziletlerin kahramanca sergilendiği bir destandır. Aziz Türk milletimizin bu onurlu günü kutlu savaş tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 106. yıldönümünü kutlamanın ve kutsal vatanımız için canlarını feda eden şehitlerimizin Şehitler Günü’nü idrak etmenin onurunu destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aşkı ve özgürlük tutkusu vardır. Çanakkale şehitlerimizi minnetle ulaşmamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanın bölünmez bütünlüğünü ve Türk Milletinin huzur ve güvenliğini sağlamak için hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi minnetle mukaddes güzel yurt topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması için birlik, beraberlik ve bütünlük içinde verilen mücadeleyi millet olarak idrak etmeli, gelecek nesillere bu bilinci aktarmayı, bu güzel vatanı bizlere emanet eden atalarımıza karşı bir borç Deniz Zaferi Birinci Dünya Savaşı içinde ayrı bir özelliği olan, tarihin akışını değiştiren, bağımsızlığı uğruna canını vermekten çekinmeyen Türk milletinin kahramanlık destanıdır. Çanakkale Zaferiniz kutlu olsun aziz şehitlerimizi minnetle Zaferi; vatan topraklarını korumak için şahlanan Türk ulusunun muhteşem bir milleti Çanakkale’de elde ettiği üstün başarısı ile tüm dünyaya, bağımsızlığı ve vatan toprağı söz konusu olduğunda, karşısında hiçbir gücün duramayacağı mesajını en açık şekilde bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda. Şehitlerimizi saygı ve minnetle şehit oğlu şehit isteme benden makber, sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Aziz şehitlerimizi saygı ve minnetle ve coşkuyla kutladığımız Çanakkale Zaferi’nin 106. yıldönümünde, bu güzel vatanımız için canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet hiç düşünmediler. Bu vatanı evlatlarına bırakabilmek için canlarını gözlerini bile kırpmadan verdiler. Saygı ve minnetle şehitlerimizi yirminci yüzyılın başında dünya tarihinin belirgin bir şekilde akışının değiştiği yer olmuştur. Dört imparatorluğun dünya sahnesinden silinmesine vesile olmuş ve bizim bugün gururla andığımız Çanakkale Destanı ortaya çıkmıştır. Gününüz kutlu olsun…Bir ulus ve vatan yaratan bu kutlu günde 18 Mart şehitlerini minnetle vatan savunmasının akıl ve iman gücüyle destana dönüştüğü, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı, bizim ve dünya için en önemli savaşlardan biridir. 18 Mart Çanakkale Deniz zaferimiz kutlu olsun. Şehitlerimizin mekânları cennet olsun…Türk ve dünya tarihine damga vurmuş en önemli olaylar arasında yer alan 18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi, bir milletin birlik ve beraberlik içinde verdiği şanlı mücadelenin unutulmaz hatırası olmak bakımından insanlık tarihinde eşine az rastlanır bir kahramanlık destanıdır. Zaferiniz kutlu olsun…Çanakkale Zaferi, vatan topraklarını korumak için şahlanan bir milletin bağımsızlığının ve egemenlik aşkının ibret verici kahramanlık zaferlerin en büyüğü, günlerin en anlamlısı olan Çanakkale Zaferi ve Şehitler Gününü idrak laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi, temel ilke ve nitelikleriyle geleceğe, dünya milletleri arasında hak ettiği konuma taşımak için mücadele verirken, bizi millet yapan yüksek değerleri canlı tutmalı, daima Mart Çanakkale Deniz Zaferini kutluyor aziz şehitlerimizi minnet ve saygıyla milletinin Çanakkale’de elde ettiği zafer, bütün dünyaya verilmiş bir insanlık Zaferi ve Şehitler Günü’nde; bir kahraman olarak ölümsüzleşen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyor, Çanakkale Zaferi’ni ulusça kutlamanın kıvancı içerisinde sevgi ve saygılarımı Mart 1915, Türk tarihinde bir askeri ve siyasi başarı olmaktan öte inanç, azim ve yiğitlikle örülmüş bir destanın yaradılış tarihidir. Zaferiniz kutlu olsun…Tarihe altın harflerle yazılan Çanakkale Deniz Zaferi’nin 106. yıldönümünde milletimizin bu onurlu gününü kutluyor, kahraman şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi şükran ve rahmetle anıyorum. 18 Mart çanakkale zaferi yazıları Çanakkale’ye Selam Yola Devam Mart ayının 18’i geldi mi, içimizi farklı duygular kaplar. Biraz buruk, biraz iftihar dolu, biraz hüzünlü ama bir o kadar da gururla dolu duygular hakim olur bize. Zira, insanlığın kıyamete kadar dönüp dönüp bakacağı, bakıp da ders alacağı, tarihe unutulmaz bir not düşülmüştür Çanakkale’de. Biz hiçbir zaman bir kutlunun tesbitleri içinde, ne tarihte olup biten büyük hadise ve örnek şahısları anlatıp, destanlaştırıp sadece bununla avunacağız ne de onları hafife alma basitliğine düşeceğiz. Daima tarihin şeref levhalarına –ki, takdir-i ilâhî, ecdadının yapıp ettikleri ile iftihar edebilecek, tarihi okuyup anlatırken yüzü kızarmayacak, yeryüzünde nadide milletlerden biri olduğumuza inanıyorum- ibretle bakacağız. Onlardan ders alacağız ve istikbale yürüyeceğiz. Bugün, tarihin tozlu raflarından çıkarılıp insanlığın önüne serilen bir çok döküman, Çanakkale’de akıl almaz hadiselerden bahsediyor. Şimdilerde bunlar hakkında bir sürü kitap ve makaleler yazılarak o günlere bir ışık tutulmaya çalışılıyor. Bu hususta samimi gayretleri olan herkesi manen alkışlıyor ve onlara çok müteşekkir olduğumu arz etmek istiyorum. Bizim, işin bundan sonrası adına gerekli şeyi yapıp yapmadığımız hususunda ise, çok iç açıcı şeyler söylenemez zannediyorum. Çanakkale savaşları, kendi kulvarında dünyanın en büyük olaylarında birisidir. Yokluk, varlığı.. iman, küfrü.. tevazu ve mahviyet, kuru gururu.. perişan etmiştir. Mevzuya böyle yaklaşıldığında Çanakkale’den çıkarılabilecek pek çok ders vardır. Bunlardan bazıları şunlar olabilir Herşeyden evvel, Çanakkale’nin savaş yolu ile geçilemiyeceği bütün dünya tarafından görülmüş ve kabul edilmiştir. O dönemin süper güçleri, İngiliz ve Fransız orduları, onların isimlendirmesi ile “yenilmez armada” olarak bilinen orduları dahi yenilebilirmiş, bütün dünya bunu gördü. Tarihin hemen her döneminde dünyanın dört bir tarafında problem çıkaran, baş ağrıtan, adeta çıban başı durumundaki İngiltere, tarihindeki en büyük hezimet ve asker kayıbıyla büyük bir prestij kaybına uğradı. Çanakkale geçilemeyince I. Dünya harbi uzamıştır. Sıcak denizlere inme, yıkılan Osmanlı pastasından pay alma ümidiyle İttifak Devletlerinin safında savaşa katılan Çarlık Rusyası, Çanakkale’den geçip kendisine ulaşacak İttifak kuvvetlerinin yardımını elde edemediği için, içindeki iç karışıklıkların üstesinden gelememiş ve Bolşevik ihtilaline sahne olmuştur. Doğusundaki son karakolunda kardeşlerinin ölüm kalım mücadelesine seyirci kalan âlem-i İslam, Türk ordusunun muzafferiyetiyle bayram yapmıştır... Tarihin felsefesini yapanlar daha pek çok netice ve ders çıkarabilirler. Burada alınacak mühim derslerden birisi de, inanan insanın en zor şartlarda bile Rabbisinin inayetiyle, aşılmaz gibi görülen dağların aşılabileceğine, geçilmez gibi görülen deryaların geçilebileceğine, bükülmez gibi görülen bileklerin bükülebileceğine katiyyen iman etmesi gerektiğidir. Kur’an, içinde Hz. Dâvûd’un da bulunduğu Tâlût’un ordusunun başından geçenleri anlatır. Onlar Câlût’un dev orduları karşısında pek az bir kuvvetle savaşmışlar ve galip gelmişlerdir. Böyle büyük bir imtihanla karşı karşıya kaldıklarında ise, Rabbilerinden niyazları sabır olmuş ve nice az ve zayıf kavimlerin güçlü ve kalabalık kavimlere Allah’ın izni ile galebe çaldığını dile getirmişlerdir. Bakara, 2/249 Bazı kaynaklarda bu az sayıdaki inanmışların 313, yani Ashab-ı Bedir sayısınca, karşı tarafın ise 60 binden fazla olduğu söylenmiştir. Belki Çanakkale, insan sayısıyla kıyas yapıldığında değil ama artık teknolojinin savaştığı o harpte tam böyle bir kıyaslamaya uygun düşecektir. Zira, bir tarafta tam teçhizatlı, çağın en modern ve zengin silahlarına sahip düşman kuvvetleri, öbür tarafta sınırlı sayıda silahı ve cephanesi olan, silahlarının teknolojik seviyesi de çok geri olan bir ordu. Yani Çanakkale, bu yönüyle de bir Bedir, bir Tâlût-Câlût mücadelesi gibidir. Bir diğer nokta, Hakk namına canın malın bir keseye konup takdim edildiği yerdir Çanakkale. Yeri geldiğinde, inanan herkesin her şeyini O’nun yolunda nasıl seve seve verebildiğinin gösterildiği yerdir Çanakkale. Kutlu Nebî’nin ifadeleri içinde, ancak Allah’ın yolunda ölenler şehid olacaktır ve Mehmetçik de bunu peylemeyi murad eder. Evet, şehidlik büyük bir mertebe, ulvî bir makamdır. Her inançlı kimse bunu talep eder. Ancak, şehidliği bahşeden Mevlâ’dır. Yâni, bu makam dînî bir makamdır. Sırf O’nun rızası için mücadele edildiğinde elde edilebilecek bir makamdır. O halde kimsenin “o şehittir” demesiyle olunmayan, kimsenin tekelinde olmayan bir ünvandır. İşte bu sebeple, Mehmetçik, her şeyini sadece O’nun rızası için O’nun yoluna sermiştir Çanakkale’de. Bu da vatan evladında, ötelere ve şehadete ne denlü bir iştiyak olduğunu gösterir. Bir başka mevzu da şudur ki, Çanakkale’de en zor şartlarda bile mürüvveti elden bırakmayan bir Mehmetçik vardır. Yani, düşmanı eline geçirdiği, her türlü eza ve cefayı uygulayabileceği halde bunu yapmayıp, bir misafir muamelesi sergileyen Anadolu kahramanları vardır. Şimdi, benzer durumda karşı tarafın ne mel’anetler yaptığını, ne insanlık dışı eza ve cefalara girdiğini anlatarak sizin kin ve nefretinizi galeyana getirmek istemem. Ama biz bu idik, onlar da o. Unutulmamalı ki, o gün Çanakkale’yi silahla geçemeyen düşman kısa bir zaman sonra siyaset entrikaları ile İstanbul’a girmiştir Bir cephede 250 binden fazla şehid vererek sokmadığımız düşman, daha sonra her nasılsa elini kolunu sallaya sallaya boğaza girip toplarını saraya çevirerek küstahça meydan okumuştur? Bütün bu olup bitenlerden sonra nazarlarımızı mazinin derinliklerinden bugüne çevirelim. Asıl yapmamız gereken de budur. Tarihi okuyup günümüzü yorumlama, günümüzü yaşama.. ama daha az hata, daha az kayıp ve daha çok kazançla. Tarihteki entrikalar kılıf değiştirerek, neslimizin önüne tekrar tuzak olarak kurulmuş durumda. Hadiselere bu açıdan bakınca, şunu demek çok yanlış olmasa gerek Bugün düşman dünkünden daha azim ve daha cesimdir. Ancak, içimizde ve dost suretindedir. Başlar üstündeki bir millet, işlene işlene ne hale gelmiştir. Her gün birbirini öldüren, yaralayan, kavga eden insanların zuhur ettiği.. ırz ve namusun payimal olduğu.. haramların helal addedildiği ve işlenirken artık yüzlerin hiç kızarmadığı.. yalanın, aldatmanın, rüşvet ve ihtikârın yayıldığı bir toplum haline nasıl geldik? İnsanların ne evinde ne sokaklarda emniyet içinde olamadığı.. hırsızlık ve anarşinin hakim olduğu bir cemiyet nasıl oluştu? Köşe taşlarında sadaka yuvaları olan caddelerde bugün güpe gündüz elindeki çantası çalınan insanların feryatları duyuluyor. 600 seneden fazla hüküm süren bir devlette, kayıtlarında şahitlerle tesbit edilip cezası verilen bir tek zina vakası varken, belki altı asırda işlenen bu tür suçlar bir haftada bir metropolde işleniyor. Bazıları da bundan utanmak şöyle dursun iftihar ediyor. Merd-i Kıptî şecaat arzederken sirkatin söylüyor. Ne oluyor insanlara, ne oluyor inananlara... İman za’fı, eğitimsizlik, nefse zebun olma, kötü emellere alet olma mıdır.. ve neticesi darmadağınık bir portre çizen toplum denebilir mi? Herşeye rağmen etrafa nurlar saçan bir zümrenin varlığı ne kadar ümitbahş etse de, bu gerçekler ister istemez ürkütüyor ben müminim diyeni... Oysa, başımıza açılan oyunlar belli, çareleri de bellidir. Kısaca; 1. İmtihan Zaruret fakirlik Çaresi Çalışarak fakirliği yenmek. Maddi güçlerimizi birleştirerek büyümek. Teknolojiyi üretme ve pazarlama yollarına gitmek. 2. İmtihan Cehalet Çaresi Eğitim seferberliği ile genç-yaşlı, kadın-erkek, her yaşta eğitimi teşvik etmek. Heryeri bir mektep haline getirmek. Teşvik ve tebriklerle öğrenmeyi cazip hale getirmek. Herkesi faydalı bilginin meftunu haline getirmek. 3. İmtihan Tefrika ayırımcılık Çaresi Hakikî uhuvveti elde etmekle tam bir tesanüde sahip olmak. Yavuz Cennetmekânın ifadeleri içinde “İhtilâf u tefrîka endişesi, Hatta kûşe-i kabrimde dahî bî-karâr eyler beni, İttihatken savlet-i a’dayı def’a çaremiz, İttihad etmezse millet, dâğidâr eyler beni.” fehvasınca ihtilafları bırakıp, ittifak etmek. 4. İmtihan Dış güçlerin baskısı Çaresi Dış güçlerle seviyeli ilişkiler içine girmek, dışardaki diyasporamızı aktif kullanmak, dışa bağımlılığı minimuma indirmek, sağlam bir iç ve dış istihbarata sahip olmak ve Abdulhamid siyaseti uygulamak. 5. İmtihan Disiplinsizlik Çaresi Vakit tanzimi ile hayatı programlamak –ki, namaz vakitleri bu iş için en uygun metottur. Okullarda küçük yaşta hayatı programlı yaşamanın önemi ve yollarını aşılamak. Herkesi bir şeylerle meşgul etmek. Yani, hedefler ve yollar göstermek. Bütün bunları aşma yine Bedir ve Çanakkale mücadelesini verenlerin ruhunu taşıma, onların aşk u şevk ve heyecanına sahip olmakla mümkün olacaktır. Mevlam lutfeylesin... Son düzenleyen Moderatör 17 Temmuz 2014 18 Mart çanakkale zaferi yazıları Osmanlı Devleti, 1914-1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı’nda İttifak Devletleri Olan Almanya ve Bulgaristan’ın yanında yer aldı. İngilizler ve Fransızlar ise, İtilaf Devletleri adı altında bir araya geldiler. İtilaf Devletleri Rus Çarı II. Nicola’nın Bolşevikler Karşısında zor durumda kalması üzerine Rusya’ya yardım etmek amacıyla Çanakkale Boğazına girdiler. Ancak’’ ÇanakkaleGeçilmez!’’ diyen Mehmetçik vardı Mart 1915’te Nusret Mayın Gemisi, düşman gemilerini topa tutarak Çanakkale’nin sularına gömdü. Düşman güçleri bunun üzerine Gelibolu, yarımadasına asker çıkardılar. Savaşçı bir ulus olarak bilinen Anzakları da getiren İngilizler, Mehmetçiğin süngüsü karşısında büyük bir yenilgiye uğradılar. Mustafa Kemal’in kumanda ettiği ordular, Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan getirilen askerleri Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı cephelerinde yenerek büyük zafer elde ettiler. Bu savaşlar dünyanın en zorlu, en kanlı askerimiz şehit düşmüştür Bu topraklar için seve seve ölüme giden şehitlerimiz için ’Çanakkale Şehitler Abidisi’’dikildi.’’Çanakkale Geçilmez.’’ sözü altın harflerle tarih sayfalarına yazıldı. Topraklarımızda; ne aradıklarını, niçin geldiklerini bilmeden ölen düşman askerleri için Atatürk ’Topraklarımızda yatan bu askerler bizim konuklarımızdır, rahat uyusunlar.’’ diyerek ne denli hoşgörülü bir komutan olduğunu dünyaya gösterdi. Çanakkale zaferiyle İstanbul işgalden kurtuldu. Yardım gitmeyince Rusya’da Çarlık rejimi yıkıldı. Mustafa Kemal, Türk ve dünya kamuoyuna adını duyurdu. Son düzenleyen Moderatör 17 Temmuz 2014

18 mart çanakkale zaferi ile ilgili yazı